qualified - Türkisch Englisch Wörterbuch

qualified

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Bedeutungen von dem Begriff "qualified" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 37 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
qualified adj. nitelikli
The jobs created are for the highly qualified and in a sector with a future, namely high technology.
Yaratılan işler yüksek nitelikli ve geleceği olan bir sektör olan yüksek teknolojiye yöneliktir.

More Sentences
qualified adj. vasıflı
It may be hard to feel confident and qualified, too.
Kendine güvenmek ve vasıflı hissetmek de zor olabilir.

More Sentences
qualified adj. kalifiye
Those of us who are not scientists must rely on the judgment and evaluation of professionally qualified people.
Bilim adamı olmayan bizler, profesyonel olarak kalifiye kişilerin yargı ve değerlendirmelerine güvenmek zorundayız.

More Sentences
General
qualified adj. yeterli
Tom certainly isn't qualified to do the job.
Tom kesinlikle bu iş için yeterli değil.

More Sentences
qualified adj. uygun
Her age qualifies her for the job.
Yaşı onu bu iş için uygun kılıyor.

More Sentences
qualified adj. kalifiye
She is qualified as a nurse.
Hemşire olarak kalifiye.

More Sentences
qualified adj. yetkili
Professionals more qualified than I have proven that this is not so.
Benden daha yetkin profesyoneller bunun böyle olmadığını kanıtladılar.

More Sentences
Trade/Economic
qualified adj. kalifiye
Strictly speaking, he is not qualified for the job.
Açık konuşmak gerekirse, o bu iş için kalifiye biri değil.

More Sentences
Law
qualified adj. nitelikli
This requires qualified external protection, and within the EU we still need markets to be regulated.
Bu da nitelikli bir dış koruma gerektirmektedir ve AB içinde hala piyasaların düzenlenmesine ihtiyacımız vardır.

More Sentences
qualified adj. vasıflı
Tom isn't as qualified for the job as Mary is.
Tom bu iş için Mary kadar vasıflı değil.

More Sentences
qualified adj. yetkili
People better qualified than I on this subject have spoken strongly on the matter.
Bu konuda benden daha yetkin kişiler konuyla ilgili sert açıklamalarda bulundular.

More Sentences
qualified adj. yeterli
I'm fully qualified.
Tamamen yeterliyim.

More Sentences
Technical
qualified adj. nitelikli
What are the undesirable consequences of the migration of qualified labour and how can we counter them?
Nitelikli iş gücü göçünün istenmeyen sonuçları nelerdir ve bunlara nasıl karşı koyabiliriz?

More Sentences
General
qualified adj. nitelendirilmiş
qualified adj. sınırlı
qualified adj. kaliteli
qualified adj. kısıtlı
qualified adj. belgeli
qualified adj. ehil
qualified adj. ehliyeti olan
qualified adj. belirtili
qualified adj. diplomalı
qualified adj. şartlı
qualified adj. yeterlikli
qualified adj. yetişmiş
qualified adj. uzman
qualified adj. ehliyetli
Trade/Economic
qualified n. ehliyetli
Law
qualified n. şarta bağlı
qualified adj. ehliyetli
qualified adj. ehil
qualified adj. hukuki niteliklere sahip olan
qualified adj. şartlı
qualified adj. sınırlı
Technical
qualified adj. ehliyetli
Informatics
qualified adj. koşulları sağlayan
Military
qualified adj. ehliyet dereceli

Bedeutungen, die der Begriff "qualified" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 114 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
qualified majority n. nitelikli çoğunluk
Therefore, the number of issues decided by a qualified majority will increase.
Dolayısıyla nitelikli çoğunlukla karar verilen konuların sayısı artacaktır.

More Sentences
qualified employee n. kalifiye eleman
It's getting harder to find qualified employees.
Kalifiye eleman bulmak gittikçe zorlaşıyor.

More Sentences
qualified employee n. nitelikli eleman
It's getting harder to find qualified employees.
Nitelikli eleman bulmak zorlaşıyor.

More Sentences
be qualified v. nitelendirilmek
He is qualified as a doctor.
O bir doktor olarak nitelendirilir.

More Sentences
highly qualified adj. yüksek vasıflı
The workers concerned, who are generally highly qualified, are not moving away.
Genellikle yüksek vasıflı olan söz konusu işçiler başka bir yere taşınmıyor.

More Sentences
Trade/Economic
qualified personnel n. kalifiye personel
The key issue is the selection of donors and testing by qualified personnel.
Kilit konu donörlerin seçimi ve kalifiye personel tarafından test edilmesidir.

More Sentences
qualified majority n. nitelikli çoğunluk
There is a world of difference between qualified majority and disqualified unanimity.
Nitelikli çoğunluk ile niteliksiz oybirliği arasında dünya kadar fark vardır.

More Sentences
Law
qualified majority n. nitelikli çoğunluk
The intention is to modify the common text and that requires a qualified majority.
Ortak metnin değiştirilmesi amaçlanmaktadır ve bunun için nitelikli çoğunluk gerekmektedir.

More Sentences
Politics
qmv (qualified majority voting) abrev. nitelikli çoğunluk oylaması
Lastly we cannot support QMV in the CFSP.
Son olarak ODGP'de nitelikli çoğunluk oylamasını destekleyemeyiz.

More Sentences
Institutes
qualified majority voting n. nitelikli çoğunluk oylaması
Anything short of qualified majority voting will not be a solution.
Nitelikli çoğunluk oylaması dışında hiçbir şey çözüm olmayacaktır.

More Sentences
General
qualified workman n. kalfa
qualified industrial zone n. sanayi bölgesi
qualified noun n. belirtili nesne
qualified man power n. yetişmiş insan gücü
qualified workman n. kalifiye işçi
qualified labour n. vasıflı işgücü
qualified person n. nitelikli insan
qualified operator n. kalifiye operatör
qualified personnel n. nitelikli personel
qualified opinion n. şartlı görüş
think someone is qualified v. birisini bir iş için yeterli bulmak
be qualified v. bir işte yetkin/o işe uygun olmak
be qualified v. nitelenmek
qualified to vote adj. oy hakkına sahip
qualified (to do something) adj. uygun nitelikte
highly qualified adj. son derece kalifiye
highly qualified adj. son derece vasıflı
highly qualified adj. son derece yetenekli
well-qualified adj. son derece nitelikli
well-qualified adj. son derece kaliteli
qualified (with) adj. vasıflandırılmış
well-qualified adj. donanımlı
Trade/Economic
semi-qualified worker n. ara eleman
qualified endorsement n. bazı şartları taşıyan ciro
qualified acceptance n. karşı teklif
qualified personnel shortage n. kalifiye eleman eksikliği
lack of qualified personnel n. kalifiye eleman sıkıntısı
qualified personnel shortage n. kalifiye eleman sıkıntısı
qualified human resources n. kalifiye insan kaynakları
lack of qualified personnel n. kalifiye eleman eksikliği
qualified endorsement n. kısıtlayıcı ciro
qualified acceptance n. kısmi kabul
qualified pilot n. lisanslı pilot
qualified personnel n. nitelikli personel
qualified foreign institutional investor n. nitelikli yabancı kurumsal yatırımcı
qualified shareholder n. nitelikli paya sahip ortak
qualified individual n. nitelikli birey
qualified work force n. nitelikli insan gücü
qualified foreign institutional investors n. nitelikli yabancı kurumsal yatırımcılar
qualified share n. nitelikli pay
qualified workforce n. nitelikli işgücü
qualified migration n. nitelikli göç
qualified personnel n. nitelikli eleman
qualified industrial zone n. nitelikli sanayi bölgesi
qualified project n. özellikli proje
qualified certificate n. şartlı görüş bildiren denetim raporu
qualified report n. şartlı denetçi raporu
qualified endorsement n. şartlı ciro
qualified opinion n. şartlı görüş
qualified report n. şartlı görüş bildiren denetim raporu
qualified report n. şartlı görüş bildiren denetleme raporu
qualified endorsement n. tahditli ciro
qualified worker n. vasıflı işçi
qualified instructor n. usta öğretici
lack of qualified personnel n. vasıflı eleman eksikliği
qualified personnel shortage n. vasıflı eleman sıkıntısı
qualified employee n. vasıflı eleman
qualified employee n. vasıflı çalışan
lack of qualified personnel n. vasıflı eleman sıkıntısı
qualified personnel shortage n. vasıflı eleman eksikliği
qualified staff n. vasıflı eleman
qualified manpower n. yetişmiş işgücü
qualified labour force n. yetişmiş insan gücü
qualified labor force n. yetişmiş insan gücü
qualified labour force n. yetişmiş işgücü
suitably qualified adj. aranılan niteliklere sahip
under-qualified adj. az nitelikli
under-qualified adj. az vasıflı
under-qualified adj. eksik nitelikli
qualified or licensed adj. ehliyete ya da ruhsata sahip
under-qualified adj. eksik vasıflı
suitably qualified adj. uygun niteliklere sahip
Law
qualified acceptance n. kısmi kabul
qualified robbery n. nitelikli yağma
qualified theft n. nitelikli hırsızlık
qualified privilege n. sınırlı dokunulmazlık
qualified indorsement n. şartlı ciro
qualified acceptance n. şartlı kabul
qualified fee n. taban fiyat
qualified property n. şartlı mülkiyet
qualified property n. tahditli mülkiyet
qualified one-way cost shifting n. mahkeme masraflarının koşullu olarak davalıya ödetilmesi
not qualified to write a will adj. vasiyetname yapacak durumda olmayan
not qualified to write a will adj. vasiyetname yapma yeterliğine sahip olmayan
person not qualified as expert expr. bilirkişi olamayan kimse
Politics
qualified majority vote n. nitelikli oy çokluğu
qualified negative n. sınırlı veto yetkisi
Technical
qualified name n. nitelendirilmiş ad
fully qualified domain name n. tam nitelikli alan adı
Computer
qualified name n. nitelenmiş ad
qualified electronic signature n. nitelikli elektronik imza
qualified name n. nitelendirilmiş ad
fully qualified domain name n. tam tanımlanmış alan adı
Telecom
qualified name n. nitelikli ad
Automotive
federation of automotive qualified technicians n. otomotiv kalifiye teknisyenleri federasyonu
Medical
qualified nurse n. kalifiye hemşire
qualified impurities n. nitelenen safsızlıklar
Pharmaceutics
qualified person n. mesul müdür
Education
qts (qualified teacher status) abrev. nitelikli öğretmen statüsü
Linguistics
qualified noun phrase n. belirtme grubu
Military
egress qualified personnel n. egres ihtisaslı personel
branch qualified officer n. sınıf ehliyetli subay
qualified martial law n. sıkıyönetim yasası
qualified personnel n. uzman personel