azar azar - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

azar azar



"azar azar" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 25 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
azar azar little by little zf.
azar azar in dribs and drabs zf.
General
azar azar parcelwise [obsolete] s.
azar azar in small amounts zf.
azar azar in small numbers zf.
azar azar by inches zf.
azar azar bit by bit zf.
azar azar inch by inch zf.
azar azar gradually zf.
azar azar piecemeal zf.
azar azar stepwise zf.
azar azar by degrees zf.
azar azar tricklingly zf.
azar azar lightly zf.
azar azar by inchmeal zf.
azar azar slight [obsolete] zf.
azar azar by small and small zf.
Colloquial
azar azar in small doses zf.
azar azar little by little zf.
azar azar bit by bit zf.
azar azar inch-by-inch expr.
azar azar onesie-twosie expr.
azar azar bit my bit expr.
Idioms
azar azar in snatches zf.
Latin
azar azar unciatim zf.

"azar azar" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 192 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
azar scolding i.
azar reprimand i.
azar rebuke i.
General
azar trimming i.
azar reproof i.
azar reproval i.
azar censure i.
azar lesson i.
azar rocket i.
azar earful i.
azar objurgation i.
azar jaw i.
azar reprehension i.
azar lashing i.
azar slating i.
uzun azar tirade i.
azar reproach i.
azar going-over i.
azar talking-to i.
azar telling-off i.
azar tongue-lashing i.
azar a tongue-lashing i.
azar lecture i.
azar rap i.
bin laf/azar işitme verbal assault i.
azar business i.
azar dirdum [scotland] i.
azar durdum [scotland] i.
azar dressing i.
azar azar akma drizzle i.
(fikir, tutum) yavaş ve azar azar ortaya çıkma drizzle i.
azar azar alma pick [dialect] i.
azar correption [obsolete] i.
azar skyrocket i.
azar sneb i.
azar snib i.
azar yemek be reprimanded f.
azar işitmek be reprimanded f.
azar azar gücünü tüketmek wear down f.
azar azar yemek nibble f.
azar azar çarçur etmek fritter away f.
azar işitmek be rebuked f.
azar azar yemek peck f.
azar azar akmak dribble f.
azar azar içmek sip f.
azar azar toplamak (bilgi) glean f.
azar yemek be rebuked f.
azar işitmek get a dressing down f.
azar işitmek be scolded f.
azar azar gelmek trickle f.
azar işitmek get a rocket f.
azar azar ısırmak nibble f.
azar yemek get a dressing down f.
azar işitmek be reproached f.
azar azar dağıtmak dole out f.
azar azar tüketmek wear down f.
azar azar toplamak glean f.
azar işitmek be chastised f.
azar işitmek be told off f.
azar işitmek be taken to task f.
azar işitmek be castigated f.
azar işitmek get a rap over the knuckles f.
azar işitmek get an earful f.
azar işitmek get a slap on the wrist f.
azar işitmek be for the high jump f.
azar işitmek get a roasting f.
azar işitmek be hauled over the coals f.
azar işitmek get a dressing-down f.
azar işitmek get slap on the wrist f.
azar işitmek get a scolding f.
azar azar gelmek/gitmek trickle f.
azar azar göndermek/dağıtmak trickle f.
azar azar yemek mouse f.
azar azar tüketmek dismantle f.
azar azar söylemek drib [obsolete] f.
azar azar çıkmak dribble f.
düzensiz ve azar azar dağılmak dribble f.
azar azar kullanmak dribble f.
azar azar vermek inch [obsolete] f.
azar azar dağıtmak inch [obsolete] f.
azar azar yemek pick f.
azar azar bir araya getirmek scrape f.
azar azar para biriktirmek scrape f.
azar azar çarçur etmek slattern f.
(azar) işitmek get f.
azar işitmiş scolded s.
azar işitmiş reprimanded s.
azar işitmiş reproached s.
azar azar gelen/giden trickly s.
azar azar dağıtılan meted out s.
fena azar işitmiş condemned s.
azar işiterek scoldedly zf.
azar azar dişleyerek nibblingly zf.
Phrasals
azar azar ödemek pay out f.
azar işitmek catch it f.
(birinden) azar işitmek hear from (someone or something) f.
azar işitmek hear from f.
birinden azar işitmek hear from f.
azar azar almak dip into f.
(bir şeyi) zamanla azar azar yapmak hack away at (something) f.
'-e azar kaymak start in on f.
(biri/bir şey hakkında) azar işitmek catch hell (about someone or something) f.
(biri/bir şey hakkında) azar işitmek get hell (about someone or something) f.
(biri/bir şey hakkında) azar işitmek catch hell (for something) f.
azar azar (bir şeyler) yemek graze on (something) f.
(birinden) azar işitmek hear from (one) f.
azar azar vermek/dağıtmak ration out f.
Colloquial
azar earwigging i.
azar azar gösterme fan dance i.
azar monstering i.
azar devil i.
azar azar yemek graze f.
azar azar tatmak graze f.
azar yemek be for the high jump f.
fena azar işitmek get it f.
çok fena azar işitmek get what for [uk] f.
(bir şeyle) ilgili azar işitmek get hell about (something) f.
(bir şey) için azar işitmek get hell for (something) f.
azar işitmek catch f.
azar işitmek get (the) what for f.
Idioms
azar a piece of (one's) mind i.
azar piece of one's mind i.
azar a piece of (one's) mind i.
azar the business i.
ağır azar işitme flea in the ear i.
azar what for i.
azar kayma alpha charlie i.
azar/fırça kayma a flea in your ear i.
azar a piece of mind i.
azar a slap on the wrist i.
azar kayma a working over i.
azar kayma a (good) working over i.
azar an earful i.
azar an earful i.
azar the rough side of one's tongue i.
azar the rough edge (or side) of your tongue i.
azar the rough edge of (one's) tongue i.
azar işitmek get the stick f.
azar işitmek take the stick f.
azar işitmek catch heat f.
azar işitmek catch the devil f.
azar azar harcama yaptırarak mali açıdan güç durumda bırakmak nickel-and-dime someone to death f.
azar azar harcamak nickel-and-dime f.
azar işitmek catch hell f.
azar işitmek get it hot and strong f.
azar işitmek get hell something f.
azar işitmek get hell f.
azar işitmek have a tongue-lashing f.
azar işitmek get a tongue-lashing f.
azar işitmek catch hell for something f.
azar işitmek be on the carpet f.
azar işitmek catch hell something f.
azar işitmek have an earful f.
azar işitmek get the devil f.
azar işitmek get into trouble f.
azar yemek take a bawling out f.
azar işitmek take it in the neck [uk] f.
azar işitmek get one's knuckles rapped f.
azar işitmek take a telling-off f.
herkesin içinde azar işitmek/fırça yemek be tarred and feathered f.
azar işitmek be knocked down a notch (or two) f.
azar işitmek be knocked down a peg (or two) f.
(birinden) laf/azar işitmek be taken to task (by someone) f.
fena azar işitmek catch it in the neck f.
azar işitmek have a flea in (one's) ear f.
azar işitmek get ears pinned back f.
azar işitmek get one's ears pinned back f.
(birinden) azar işitmek get/take stick from somebody [uk] f.
azar işitmek get a roasting f.
azar azar harcama yaptırarak mali açıdan güç durumda bırakmak nickel and dime [us] f.
azar azar harcama yaptırarak (birini) mali açıdan güç durumda bırakmak nickel and dime (one) f.
azar azar harcama yaptırarak (birini) mali açıdan güç durumda bırakmak nickel and dime (one) to death f.
azar azar harcama yaptırarak (birini) mali açıdan güç durumda bırakmak nickel and dime someone (to death) f.
(birinden bir sürü) azar işitmek take (a lot of) stick (from someone) f.
büyük azar işitmek take a drubbing f.
azar manyağı yapmak beat up on f.
birinden azar işitecek durumda on the mat expr.
azar işitecek for the high jump [uk/australia] expr.
Speaking
azar işiteceksin you'll catch it expr.
Trade/Economic
azar azar artma increment i.
Medical
kala azar kala-azar i.
Chemistry
bir sıvıyı azar azar karışıma eklemeye yarayan bir alet edulcorator i.
Agriculture
azar azar toplamak glean f.
Geography
hazar ve azar denizi arasında yer alan kurak bir plato ustyurt i.
Archaic
azar schooling i.
azar sneap i.
azar azar anlatmak mince f.
azar azar içmek delibate f.
Slang
azar işitmek get the business f.
azar işitmek be bitched out f.
azar işitmek get (one's) ass in a sling f.
(uyuşturucu ilaç) hafif kafa yapacak şekilde azar azar almak chip f.