entity - Turco Inglés Diccionario

entity

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Significados de "entity" en diccionario turco inglés : 35 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
entity n. varlık
I think that to interpret the Union as a reinstatement of a geographical entity would be excessively mechanistic.
Birliği coğrafi bir varlığın eski haline getirilmesi olarak yorumlamanın aşırı mekanik olacağını düşünüyorum.

More Sentences
General
entity n. zat
The new employee is an unknown entity at present.
Yeni giren çalışan şu anda bilinmeyen bir zat.

More Sentences
entity n. oluşum
Of course the European Union is a large entity, but it is, nevertheless, manoeuvrable.
Elbette Avrupa Birliği büyük bir oluşumdur ancak yine de manevra kabiliyeti yüksektir.

More Sentences
Trade/Economic
entity n. kuruluş
Otherwise, neither contracting entities nor interested suppliers would be sure of their legal position.
Aksi takdirde ne ihale kuruluşları ne de ilgili tedarikçiler yasal konumlarından emin olamazlar.

More Sentences
Telecom
entity n. varlık
This chap Giorgio Napolitano says we can then be an autonomous territorial entity.
Bu arkadaş Giorgio Napolitano, o zaman özerk bir bölgesel varlık olabileceğimizi söylüyor.

More Sentences
Linguistics
entity n. varlık
Now the US has overtaken Europe in the discovery of new chemical or biological entities.
ABD, yeni kimyasal ve biyolojik varlıkların keşfinde Avrupa'yı geride bırakmış durumda.

More Sentences
Common Usage
entity n. mevcudiyet
General
entity n. varoluş
entity n. antite
entity n. öz
entity n. tüzellik
entity n. vücut
entity n. kendilik
entity n. şey
entity n. mahiyet
entity n. teşekkül
entity n. eleman
entity n. özlük
entity n. oluş
entity n. esas nitelik
entity n. esas tabiat
entity n. bütünü meydana getiren unsur
entity n. bütün olarak işleyen kısımlar
Trade/Economic
entity n. başlıbaşına varoluş
entity n. birim
entity n. işletme bölümü
entity n. işletmenin bağımsız bölümü
entity n. işletme
entity n. kişi
entity n. teşebbüs
entity n. tüzel kişi
Informatics
entity n. veri tabanı varlığı
Telecom
entity n. giriş
Medical
entity n. entiti
Philosophy
entity n. gerçek veya ayrı varlığı olan şey

Significados de "entity" con otros términos en diccionario inglés turco: 115 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
legal entity n. tüzel kişilik
With an SE, a transfer will not result in the company being dissolved or in a new legal entity being created.
Bir Avrupa Şirketi'nde devir, şirketin feshedilmesi veya yeni bir tüzel kişilik oluşturulmasıyla sonuçlanmayacaktır.

More Sentences
legal entity n. tüzel kişi
General
audited entity n. denetime tabi kurum
registration documents of the legal entity n. tüzel kişiye/kişiliğe ait kayıt evrakları
legal entity n. tüzel kişi
private entity n. tüzel kişi
village legal entity n. köy tüzel kişiliği
spatial entity n. mekansal varlık
single entity n. müstakil/bağımsız/münferit varlık
reference entity n. referans varlık
abstract entity n. soyut varlık
abstract entity n. spesifik örneklerden yaygın özelliklerin çıkartılması
abstract entity n. soyut şey
physical entity n. fiziksel varlık
gain legal entity status v. tüzel kişilik kazanmak
acquire legal entity status v. tüzel kişilik kazanmak
Phrases
trade name of which is written above (entity) n. yukarıda ticaret unvanı yazılı
Trade/Economic
specific accounting entity n. bağımsız muhasebe kişiliği
entity accounting n. bağımsız işletme muhasebesi
autonomous economic entity n. bağımsız ekonomik birim
entity-specific value n. birime özgü değer
jointly controlled entity n. birlikte kontrol edilen işletme
inventorship entity n. buluşu yapan kişi(ler)/kuruluş
stand-alone entity n. bireysel raporlama işletmesi
foreign entity n. birim
combined entity n. birleşik banka
government antitrust entity n. devlet antitröst kuruluşu
government entity n. devlet kuruluşu
economic entity n. ekonomik kişilik
natural entity n. gerçek kişi
legal entity n. hükmi şahıs
legal entity n. hukuki varlık
entity-specific value n. işletmeye özgü değer
business entity concept n. işletme tüzel kişiliği
business entity concept n. işletmenin, ortaklarından ayrı bir kişiliği olması
accounting entity n. işletmenin bağımsız kişiliğinin olması
entity concept n. işletmenin kişiliği kavramı
entity concept n. işletmenin tüzel kişiliği ilkesi
public legal entity n. kamu tüzel kişisi
public entity n. kamu tüzel kişiliği
institutional entity n. kurumsal varlık
foreign entity n. kuruluş
accounting entity n. muhasebe girişi
accounting entity n. muhasebe kurumu
entity accounting n. müstakil işletme muhasebesi
accounting entity n. muhasebe kuruluşu
accounting entity n. muhasebe kayıtları tutan şirket veya işletme
jointly controlled entity n. müşterek yönetime tabi ortaklık
special-purpose entity (spe) n. özel-amaçlı şirket (öaş)
special purpose entity n. özel amaçlı kurum
special purpose entity n. özel maksatlı kurum
special purpose entity n. özel amaçlı işletme
governmental entity n. resmi merci
reporting entity n. raporlayan işletme
stand-alone entity n. solo bazda raporlayan işletme
dissolution of an entity [us] n. şirket tasfiyesi
contracting entity n. sözleşme yapan kurum
by the entity n. teşekkülce
business entity n. ticari işletme/kuruluş
corporate entity n. tüzel varlık
special legal entity n. tüzel kişilik
legal entity n. tüzel kişi
legal entity sheet n. tüzel kişilik belgesi
legal entity n. tüzel kişilik
stand- alone entity n. tekil bazda işletme
withholding entity n. vergi ödenen birim
foreign entity n. yabancı işletme
foreign entity n. yabancı birim
foreign entity n. yabancı kuruluş
net investment in a foreign entity n. yabancı kuruluştaki net yatırım
net investment in a foreign entity n. yurtdışı bir kuruluştaki net yatırım
shell entity n. varlık veya işlemleri olmayan şirket
shell entity n. paravan oluşum
entity in charge of maintenance n. bakımdan sorumlu kuruluş
Law
surviving entity n. devri alan/iltihak olunan şirket
legal entity n. hukuki varlık
legal entity n. hükmi şahıs
artificial entity n. hükmi şahıs
private person/entity n. özel hukuk kişisi
corporate entity n. tüzel kişi
artificial entity n. tüzelkişi
legal entity n. tüzelkişiliği olan
legal entity n. tüzelkişi
legal entity n. tüzel kişi
legal entity n. tüzel kişiliğe sahip
Politics
un entity for gender equality and the empowerment of women n. bm cinsiyet eşitliği ve kadının güçlendirilmesi birimi
un entity for gender equality and the empowerment of women n. bm cinsiyet eşitliği ve kadının güçlendirilmesi birimi
legal entity n. hükmi şahsiyet
public corporate entity n. kamu tüzel kişisi
political entity n. siyasi kişilik
legal entity n. tüzel kişilik
illegal secessionist entity n. yasadışı ayrılıkçı oluşum
illegal separatist entity n. yasadışı ayrılıkçı oluşum
political entity n. siyasi kimlik
Tourism
tourist trade entity n. seyahat ticareti kuruluşu
Computer
end entity n. son varlık
entity tag n. varlık etiketi
entity info n. varlık bilgisi
Informatics
graphic entity n. grafik öğe
entity property n. öğe özelliği
entity type n. öğe türü
entity property n. öznitelik
entity relationship n. öğeler arası ilişki
entity identifier n. öğe tanılayıcı
entity-relationship diagram n. öge-ilişki çizeneği
entity occurrence n. öge varlığı
Telecom
emergency service network entity n. acil hizmet ağ elemanı
network entity n. ağ varlığı
content entity n. içerik kimliği
position determining entity n. pozisyon belirleme varlığı
telecommunications regulatory entity n. telekomünikasyon düzenleme kurumu
Medical
aggressive clinicopathologic entity n. agresif davranışlı klinikopatolojik antite
a life threatening clinical entity n. yaşamı tehdit eden bir tablo
new chemical entity n. yeni etkin madde
Military
entity-relationship data model n. varlık-ilişki veri modeli