hava durumu - Turc Anglais Dictionnaire

hava durumu

Sens de "hava durumu" dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 13 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
hava durumu weather n.
I do not want to get involved in the matter of the weather now but we may return to it later.
Hava durumu konusuna şimdi girmek istemiyorum ama daha sonra bu konuya dönebiliriz.

More Sentences
General
hava durumu weather forecast n.
The weather forecast say it's going to rain tomorrow.
Hava durumu yarın yağmur yağacağını söylüyor.

More Sentences
Computer
hava durumu weather n.
Your economy based on the quest for private profits and on competition is even more unpredictable than the weather.
Özel kar arayışına ve rekabete dayalı ekonominiz hava durumundan bile daha öngörülemezdir.

More Sentences
Meteorology
hava durumu weather outlook n.
The weather outlook for tomorrow is not good.
Yarın için hava durumu iyi değil.

More Sentences
General
hava durumu weather condition n.
hava durumu wea (weather) abrev.
Technical
hava durumu weather condition n.
Aeronautic
hava durumu air conditions n.
Meteorology
hava durumu weather condition n.
hava durumu atmospheric condition n.
hava durumu conditions n.
hava durumu metcast n.
hava durumu climature [rare] n.

Sens de "hava durumu" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 64 résultat(s)

Turc Anglais
General
hava durumu tahmini weather forecasting n.
Today's weather forecast says that it is likely to be fine tomorrow.
Bugünkü hava durumu tahmini yarın havanın muhtemelen iyi olacağını söylüyor.

More Sentences
öngörülemeyen hava (durumu) unpredictable weather n.
The accident was caused chiefly by the unpredictable weather.
Kaza büyük ölçüde öngörülemeyen hava koşullarından kaynaklanmıştır.

More Sentences
hava durumu raporu weather report n.
Newspapers carry weather reports.
Gazeteler hava durumu raporlarını yayınlar.

More Sentences
Meteorology
hava durumu sunucusu weatherman n.
The weatherman says a storm is coming.
Hava durumu sunucusu fırtınanın yaklaştığını söylüyor.

More Sentences
General
hava durumu haritaları weather map n.
hava durumu radarı weather radar n.
hava durumu tahlili weather analysis n.
hava durumu (hava tahmini) weather forecast n.
hava durumu sunucusu weather presenter n.
hava durumu sunucusu weather man n.
hava durumu programı sunan kimse forecastman n.
hava durumu sunucusu weather reporter n.
yerel hava durumu local weather forecast n.
hava durumu sunucusu weathergirl n.
hava durumu sözlüğü weather dictionary n.
kadın hava durumu sunucusu weatherwoman n.
kadın hava durumu sunucusu weather woman n.
kayak tesislerindeki kar miktarını ve hava koşullarını bildiren hava durumu raporu snow report n.
hava durumu ile ilgili synoptic adj.
hava durumu ile ilgili synoptical adj.
hava durumu ile ilgili weather-wise adv.
Media
(radyo veya televizyonda) hava durumu weathercast n.
hava durumu sunucusu weathercaster n.
hava durumu sunucusu weatherperson n.
(televizyonda veya radyoda) hava durumu sunan kadın weatherwoman n.
Technical
hava durumu göstergeci weatherglass n.
maddenin durumu hava, sıvı, gaz gibi state of matter n.
sinoptik hava durumu haritası synoptic weather chart n.
sinoptik hava durumu haritası synoptic chart n.
sinoptik hava durumu synoptic situation n.
Aeronautic
önemli hava durumu bilgisi sigmet information n.
Medical
orta burun eti içerisinde hava bulunması durumu concha bullosa n.
plevral boşluğun sıvı ve hava ile dolması durumu hydropneumothorax n.
Environment
görülmemiş hava durumu unusual weather n.
sayısal hava durumu tahmini numerical weather prediction n.
Meteorology
cephe hava durumu frontal weather n.
hava durumu sunucusu weather forecaster n.
radyo ile hava durumu yardımı radio weather aids n.
uçulabilecek en kötü hava durumu weather minimum n.
güneş, ay, yıldızlar ile hava durumu arasındaki ilişkinin incelenmesi astrometeorology n.
ulusal hava durumu servisi weather bureau n.
hava durumu hakkında bilgi veren sinyal weather signal n.
şiddetli rüzgar veya zarın görüşü neredeyse sıfıra düşürdüğü hava durumu whiteout n.
kutuplarda karın üzerini kaplayan bulutlar nedeniyle her yerin beyaz göründüğü hava durumu whiteout n.
yatay görüşün 1-2 km'ye indiği hava durumu mist n.
(hava durumu grafiğinde) dar ve uzun yüksek basınç bölgesi ridge n.
hava durumu takip cihazı weather eye n.
hava durumu bilgisi toplamak için fırtınanın merkezinde kutuya benzer şekilde uçmak box v.
hava durumu tahmininde kullanılan weather adj.
hava durumu tahminiyle ilgili weather adj.
Military
hava savunma hazırlık durumu air defense readiness n.
hava savunma topçusu ateş kontrol durumu anti-aircraft control condition n.
hava savunma hazırlık durumu air defence readiness n.
hava savunma topçusu hazırlık durumu air defence artillery condition of readiness n.
hava akını haber verme ve ikaz durumu air raid warning condition n.
hava alarm durumu air alert n.
hava aracının atanmış görevlerinden en azından birini ve potansiyel olarak da hepsini yerine getirebileceğini gösteren fiziki durumu mission-capable n.
belirli bir hava aracı ile temasta kalma durumu flight following n.
hava aracının veya eğitim cihazının görevlerinin tümünü yerine getiremeyip en az birini ifa edebilme durumu partial mission-capable n.
hava aracının veya eğitim cihazının görevlerinin tümünü yerine getiremeyip en az birini ifa edebilme durumu pmc n.
hava aracının veya eğitim cihazının görevlerinin tümünü yerine getiremeyip en az birini ifa edebilme durumu partial mission-capable, maintenance n.
ikmal yetersizliği sebebiyle hava aracının veya eğitim cihazının görevlerinin tümünü yerine getiremeyip en az birini ifa edebilme durumu partial mission-capable, supply n.
hava aracının veya eğitim cihazının görevlerinin tümünü yerine getiremeyip en az birini ifa edebilme durumu pmcm (partial mission-capable, maintenance) abrev.
ikmal yetersizliği sebebiyle hava aracının veya eğitim cihazının görevlerinin tümünü yerine getiremeyip en az birini ifa edebilme durumu pmcs (partial mission-capable, supply) abrev.