crux - Turc Anglais Dictionnaire

crux

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Sens de "crux" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 15 résultat(s)

Anglais Turc
General
crux n. püf noktası
That's the crux of the matter.
Meselenin püf noktası odur.

More Sentences
crux n. öz
The crux of the discussions is the relationship between intellectual property rights and public health issues.
Tartışmaların özü, fikri mülkiyet hakları ile kamu sağlığı konuları arasındaki ilişkidir.

More Sentences
crux n. dönüm noktası
crux n. kritik an
crux n. düğüm noktası
crux n. çözümü zor mesele
crux n. mesele
crux n. çözülmesi zor durum
crux n. çapraz
crux n. temel özellik
crux n. sorunun en önemli noktası
crux n. sorunun merkezi
crux n. en önemli noktası
Astronomy
crux n. güneyhaçı (takımyıldızı)
Sport
crux n. tırmanışın akıbetini belirleyen en zor bölüm

Sens de "crux" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 14 résultat(s)

Anglais Turc
General
the crux of the problem n. esas/ana problem/sorun
the crux of the problem n. sorunun kaynağı
crux [rare] n. haç
Idioms
the crux of the matter n. konunun özü
the crux of the matter n. konunun can alıcı noktası
this is the crux of the biscuit n. olayın en önemli/can alıcı noktası
crux of the matter n. konunun özü
crux of the matter n. konunun can alıcı noktası
crux of the matter n. kritik nokta
go to the crux of the matter v. konunun özüne gelmek
Astronomy
crux australis n. güney haçı takımyıldızı
Botanic
st andrews's cross (hypericum crux andrae) n. abd’nin güneydoğusuna özgü, artı şeklinde düzenlenmiş dört yapraklı sarı çiçekleri olan çalımsı bir bitki
History
crux ansata n. antik mısır'ın sembolü olan yaşam çarmıhı
crux gammata n. gamalı haç