olma - Turco Inglés Diccionario

olma

Significados de "olma" en diccionario inglés turco : 12 resultado(s)

Turco Inglés
General
olma happening n.
There are strange things happening in the woods.
Ormanda olan garip şeyler var.

More Sentences
olma being n.
This being the first year of application, there is of course room for improvement.
Uygulamanın ilk yılı olması nedeniyle, elbette iyileştirilmeye açık alanlar bulunmaktadır.

More Sentences
olma existence n.
olma advent n.
olma occurrence n.
olma maturation n.
olma existing n.
olma isness n.
olma act n.
olma occurence n.
Colloquial
olma popping expr.
Idioms
olma the finished article n.

Significados de "olma" con otros términos en diccionario inglés turco: 500 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
taburcu olma discharge n.
These are the areas we will be focusing on in the discharge.
Taburcu olurken odaklanacağımız alanlar bunlar.

More Sentences
mezun olma graduation n.
After my graduation, I'd like to go to Shanghai, in order to study China's history.
Mezun olduktan sonra Çin tarihini incelemek için Şangay'a gitmek istiyorum.

More Sentences
hazır olma readiness n.
Its readiness to enforce a moratorium on international adoptions was an important sign.
Uluslararası evlat edinme konusunda bir moratoryum uygulamaya hazır olması önemli bir işaretti.

More Sentences
asker olma soldiering n.
Although it might not be convenient for the British army, we would prefer it if there were no more underage soldiers.
İngiliz ordusu için uygun olmasa da, artık reşit olmayan askerlerin olmamasını tercih ederiz.

More Sentences
General
müsait olma availability n.
I would like to thank the Minister for his availability but I am going to withdraw my speech, for two reasons.
Sayın Bakan'a müsait olduğu için teşekkür etmek istiyorum ancak iki nedenden ötürü konuşmamı geri çekiyorum.

More Sentences
yok olma destruction n.
We can see the quick destruction of our coasts.
Kıyılarımızın hızla yok olduğunu görebiliyoruz.

More Sentences
uygun olma fit n.
I don't think Tom is fit for the job.
Tom'un bu iş için uygun olduğunu sanmıyorum.

More Sentences
sağlıklı olma good health n.
If I were in good health, I could pursue my studies.
Sağlıklı olsaydım, çalışmalarıma devam edebilirdim.

More Sentences
dahil olma inclusion n.
There are several criteria for inclusion in the race.
Yarışa dahil olma hususunda çeşitli kriterler bulunmaktadır.

More Sentences
ölçülü olma moderation n.
A sense of moderation should be kept in these matters.
Bu konularda ölçülü olunmalıdır.

More Sentences
ölçülü olma temperance n.
Temperance is the best physic.
Ölçülü olmak en iyi ilaçtır.

More Sentences
yıldız olma stardom n.
After years of hard work, she finally achieved her dream of stardom.
Yıllarca süren sıkı çalışmanın ardından nihayet yıldız olma hayaline kavuştu.

More Sentences
hakim olma mastery n.
Many people say that learning a foreign language requires mastery of vocabulary and grammar.
Birçok insan yabancı dil öğrenmenin kelime ve dilbilgisine hakim olmayı gerektirdiğini söyler.

More Sentences
hazırlıklı olma preparedness n.
The other hurdle that you must surmount is the paucity of public preparedness.
Aşmanız gereken bir diğer engel de kamunun hazırlıklı olma konusundaki yetersizliğidir.

More Sentences
geç olma lateness n.
Just a couple of points in view of the lateness of the hour.
Saatin geç olması nedeniyle sadece birkaç noktaya değinmek istiyorum.

More Sentences
fazla kilolu olma overweight n.
Tom knew that he was overweight.
Tom fazla kilolu olduğunu biliyordu.

More Sentences
Common Usage
formda olma fitness n.
itiraz etmeden razı olma acquiescence n.
askerliğin gerektirdiği özelliklere sahip olma soldierliness n.
asker olma soldiership n.
askerliğin gerektirdiği özelliklere sahip olma soldiership n.
asker olma soldierliness n.
askerliğin gerektirdiği özelliklere sahip olma soldiering n.
içi rahat olma ease n.
uyanık olma waking n.
General
genç kız gibi olma maidenliness n.
ait olma reference n.
evsiz olma duygusu sense of being homeless n.
hem acı hem tatlı olma bittersweetness n.
gazı olma flatulence n.
patırtılı olma clamorousness n.
ayrı olma separation n.
zor ve tehlikeli bir durumda desteksiz olma out on a limb n.
arzu edilir olma desirableness n.
yersiz olma irrelevancy n.
övgüye layık olma praiseworthiness n.
erken olma forwardness n.
seçkin olma exclusiveness n.
erkeksi olma virilism n.
var olma nedeni raison d'etre n.
düşük seviyede olma durumu lowliness n.
uyuşturulmuş olma dopiness n.
ortada olma conspicuity n.
makul olma plausibleness n.
yırtık pırtık olma raggedness n.
maymunumsu olma apishness n.
devrik olma inversion n.
toz halinde olma powderiness n.
erkeksi olma viraginity n.
kötü halde olma seediness n.
dişi hayvanlardaki cinsel arzu artışı ya da gebeliğe hazır olma dönemleri estrum n.
çökmesine engel olma sustenance n.
fert olma individuation n.
hakim olma predominance n.
ilginç olma exoticness n.
ayrı olma detachedness n.
hakim olma possession n.
egemen olma prevalence n.
iyi huylu veya arkadaş canlısı olma jovialness n.
albenisi olma desirableness n.
mecazi olma durumu figurativeness n.
tiksindirici olma damnableness n.
tensel zevklere fazlasıyla düşkün olma sensualism n.
aşikar olma egregiousness n.
dikkatli olma vigilance n.
papazlığa ait olma durumu pastoralness n.
belli olma perspicuity n.
işkolik olma durumu workaholism n.
çok değerli olma niteliği multivalence n.
köpüklü olma özelliği frothiness n.
endişeli olma anxiousness n.
terbiyeli olma decorum n.
kabak gibi ortada olma flagrancy n.
küflü olma moldiness n.
tarafsız olma evenhandedness n.
acınacak durumda olma deplorableness n.
rahatsızlığa sebep olma disruptiveness n.
önceden haberdar olma precognition n.
adalı olma insularity n.
bağlı olma dependence n.
daimi olma habitualness n.
farkında olma witting n.
mücadele içinde olma {hayat mücadelesi vb} struggling n.
üzüntülü olma lamentableness n.
taban tabana ters olma antipodes n.
konuyu dağıtmış olma diffuseness n.
süperpoze olma superimposition n.
taneli olma granularity n.
farisilere ait olma pharisaicalness n.
mani olma entrammelling n.
acıklı olma lugubriousness n.
planlanılabilir olma calculatedness n.
diş diş olma indenture n.
kuşkulu olma dubiousness n.
hakim olma preponderance n.
kireçli olma liminess n.
ortadan yok olma vanishing n.
kitap hastası olma bibliophily n.
mevcut olma availableness n.
en yukarıda olma archness n.
en kutsal ve mukaddes olma durumu veya seviyesi sacrosanctity n.
kutsal olma durumu veya seviyesi sacredness n.
aynı düşüncede olma communion n.
gazlı olma flatulence n.
güvenilir olma trustworthiness n.
eli olma handedness n.
iğrenç olma greaseball n.
balçıklı olma ooziness n.
altüst olma inversion n.
kara sevdalı olma atrabiliousness n.
uzatılmış olma longsomeness n.
etli olma meatiness n.
razı olma compliance n.
daha kötü olma durumu deteriority n.
süt gibi olma milkiness n.
parça parça olma fragmentariness n.
haberdar olma awareness n.
gereksiz laflarla dolu olma diffuseness n.
fazla dolu olma repletion n.
çok yaşlı olma elderliness n.
hayırlı olma auspiciousness n.
şüpheli olma dubiety n.
eğlenceli olma larkiness n.
ikiyaşayışlı olma amphibiousness n.
pul pul olma laminating n.
ata benzer olma equinity n.
vicdanlı olma conscientiousness n.
aşırı tutkulu olma overambitiousness n.
en üstte olma archness n.
olaylarla dolu olma eventfulness n.
şatafatlı olma ostentatiousness n.
karşı olma durumu averseness n.
neden olma induction n.
diskalifiye olma disqualification n.
belli olma apparentness n.
fena kokulu olma malodorousness n.
sarhoş olma inebriation n.
cürümle ilgili olma durumu feloniousness n.
ümitli olma hopefulness n.
hazır olma availableness n.
suçsuzluğu belli olma exculpation n.
çıkıntılı olma protrusiveness n.
vesayet altında olma tutelage n.
peynir gibi olma cheesiness n.
bayağı olma mundaneness n.
hilesiz olma artlessness n.
ortada olma conspicuousness n.
vadesi dolmus olma dueness n.
zuhur ve vukuu yakın olma imminence n.
üst olma topping n.
şok olma durumu scandalisation n.
serin olma durumu draftiness n.
çok süslü olma ornateness n.
hırslı olma covetousness n.
bir arada var olma coexistence n.
dul olma widowhood n.
sık sık olma frequency n.
yerlisi gibi olma endenization n.
yırtılabilir olma lacerability n.
çok küçük olma minuteness n.
alışılmamış olma newfangledness n.
kötü kokulu olma malodorousness n.
planlanmış olma deliberativeness n.
düşünceli olma mindfulness n.
koruyucusuz olma exposal n.
üst üste olma succession n.
kolaylıkla ulaşılabilir olma accessibility n.
özel olma exclusiveness n.
geçerli olma operativeness n.
lirik tarzda olma lyricalness n.
boşuna olma futility n.
dirayetli olma astuteness n.
yeni olma newness n.
yavaş yavaş yok olma fading away n.
ızdıraplı olma distressfulness n.
cesaretli olma boldness n.
aynı olma (fikir) concurrence n.
musevi olma judaism n.
süresiz olma perpetuity n.
açık olma exposal n.
saray gibi olma palatialness n.
kefil olma sponsion n.
adaba uygun olma decorum n.
rüşte ermemiş olma nonage n.
kafası meşgul olma preoccupation n.
muadili olma equipollency n.
başta olma lead n.
aynı anda olma concurrency n.
eğimli olma proneness n.
müsavi olma equipollency n.
şakavari olma jocoseness n.
abartılı olma exaggeratedness n.
yarım olma halfness n.
sarhoş olma drunkenness n.
canlı olma livingness n.
patırtılı olma noisiness n.
habersiz olma ignorance n.
muteber olma solidity n.
eğlenceli olma amusingness n.
dokunaklı olma lugubriousness n.
engel olma debarment n.
felç olma paralysation n.
şamil olma environing n.
uyanık olma waking n.
harici olma extrinsicality n.
yersiz olma inaptitude n.
hastalıklı olma valetudinarianism n.
kendine hakim olma overspilling n.
uyanık olma vigilance n.
önsezili olma forebodingness n.
makul olma reasonableness n.
ikinci derecede önemli olma subsidiarity n.
satılabilir seviyede olma durumu salably n.
aynı zaman diliminde olma contemporization n.
okunmaya değer olma readability n.
bulutlu olma cloudiness n.
eş olma equipollency n.
pirinçten yapılmış olma brassiness n.
bitişik olma adjacency n.
düzenli olma regularity n.
çok tatlı olma oversweetness n.
arada olma intervention n.
küçümsenmiş olma despisedness n.
yazarı belirsiz olma apocryphalness n.
edebiyat bilgisine sahip olma literateness n.
çok olma abundance n.
eski olma eldership n.
dağ gibi olma mountainousness n.
aynı anda olma simultaneousness n.
yakın zamanda olma recency n.
genişletilmiş olma extendedness n.
yeniden organize olma reorganization n.
ihtiyatlı olma chariness n.
sarhoş olma inebriety n.
esaslı olma durumu essentialness n.
erozyona neden olma erosiveness n.
başına bela olma scourging n.
anımsatıcı olma evocativeness n.
yasadışı olma illegality n.
bitişik olma adjoining n.
klas olma classiness n.
erken olma earliness n.
çelişik duyguları olma ambivalence n.
diş diş olma indentation n.
şairane olma poeticalness n.
kurmaca olma durumu fictitiousness n.
zarar verici olma balefulness n.
siyasette olma politicking n.
ayrıcalıklı olma exclusiveness n.
ölü gibi olma effeteness n.
zaman ötesi olma timelessness n.
umuma açık olma publicity n.
saldırı veya tenkide maruz olma vulnerability n.
kişiye ait olma exclusiveness n.
haberlerle dolu olma newsiness n.
ikinci derecede olma durumu lowliness n.
soyu aynı olma filiation n.
muktedir olma capableness n.
reşit olma age n.
hafif ve kırılgan olma frailty n.
orada olma thereness n.
müsrif olma extravagation n.
lanetli olma damnableness n.
birlikte yapılmış olma durumu concertedness n.
bilincinde olma sense n.
haraca bağlı olma tributariness n.
ironik olma ironicalness n.
hasta olma unsoundness n.
hatalı olma faultiness n.
sahip olma isteği possessiveness n.
şen şakrak olma jovialness n.
maruz olma exposal n.
hakim olma prevalence n.
sahip olma having n.
ait olma belonging n.
aşağılık olma contemptibility n.
karmakarışık olma veya etme jumbling n.
üzüntülü olma lornness n.
başlangıç olma elementariness n.
hatırlatıcı olma evocativeness n.
olma/oluşma devisal n.
görüşülebilir olma accessibility n.
son derece soğuk olma durumu frigidity n.
bildik olma familiarness n.
razı olma agreement n.
ağrılı olma achiness n.
kötü olma durumu ominousness n.
ünlü olma celebratedness n.
gücenmiş olma pique n.
acısız olma durumu painlessness n.
mantıklı olma sanity n.
dikkatli olma carefulness n.
sağduyulu olma forethoughtfulness n.
boş zamanı olma leisureness n.
kağıt gibi olma paperiness n.
müşterisi olma custom n.
tek olma exclusiveness n.
mülayim olma pliableness n.
caz gibi olma jazziness n.
yasadışı olma illegitimacy n.
gayri meşru olma illegitimacy n.
miyop olma nearsightedness n.
kafası iyi olma jag n.
aşağıya doğru aslılı olma durumu pendulousness n.
sıkıntılı olma boringness n.
tek olma singleness n.
sağlak veya solak olma durumu handedness n.
harap olma devastation n.
içi rahat olma ease n.
abone olma subscribe n.
altüst olma upset n.
kin ve nefretle dolu olma despitefulness n.
bakımsızlık yüzünden harap olma estrepement n.
hazır olma preparedness n.
kristalize olma granulation n.
yaratık gibi olma durumu creatureliness n.
örnek olma exemplifying n.
asılsız olma falseness n.
ölçülü olma equanimity n.
kızgın olma durumu wrathfulness n.
isteğe bağlı olma permissiveness n.
formda olma fitness n.
çok emin olma cocksureness n.
güldürücü olma laughableness n.
aklı başında olma collectedness n.
ayrıcalıklı olma exclusivity n.
saygın olma notableness n.
kendi başına olma solitude n.
gazlı olma durumu gaseity n.
olağanüstü olma fantasticalness n.
mest olma intoxication n.
hoş kokulu olma odoriferousness n.
göklerle ilgili olma etherealness n.
canlı olma özelliği animacy n.
hevesli olma ambitiousness n.
şeffaf olma özelliği limpidity n.
evlenmemiş olma (kadın) spinsterhood n.
o biçim olma funkiness n.
tanınmış olma notedness n.
yeri doldurulamaz olma irreplaceableness n.
renkli olma amusingness n.
çift olma gemination n.
örnek alınacak nitelikte olma exemplariness n.
büyük çapta olma extensiveness n.
yok olma evanescence n.
düşünceye dalmış olma abstraction n.
güzel olma beauteousness n.
talip olma aspiring n.
yoksun olma bereavement n.
belli belirsiz olma nebulousness n.
yardım etmeye hazır olma obligingness n.
deli olma rave n.
eşdeğer olma equipollency n.
saldırı veya tenkide açık olma vulnerability n.
teslim olma surrender n.
düşünce dolu olma dreamfulness n.
erkeksi olma mannishness n.
yaşça küçük olma juniority n.
azami derecede olma durumu fulness n.
tövbekar olma penitence n.
kısa boylu olma dwarfness n.
çevresinden habersiz olma obliviousness n.
uyanık olma being awake n.
içerlek olma (satır için) indentation n.
eski kafalı olma blimpishness n.
gurk olma broodiness n.
kazançlı olma prosperousness n.
arada olma betweenness n.
uyanık olma vigil n.
takma adla yazılmış olma pseudonymousness n.
çok ince olma etherealness n.
sömürgeye ait olma colonialness n.
kurşuni olma leadenness n.
önayak olma initiative n.
farkında olma consciousness of n.
kiracı olma (bir yerde) tenancy n.
hızlı olma promptness n.
eşzamanlı olma synchrony n.
yok olma depletion n.
yok olma deperdition n.
ahlaksız olma corruption n.
gururlandırılmış olma elatedness n.
uygun olma conforming n.
ulusal olma durumu nationality n.
rizikolu olma precariousness n.
gayretli olma durumu zealousness n.
kredi verilebilir durumda olma creditworthiness n.
temsilcisi olma representation n.
askıda olma abeyance n.
babasının ölümünden sonra doğmuş olma durumu posthumousness n.
örnek olma exemplariness n.
endişeli olma durumu broodiness n.
dağlı olma durumu mountainousness n.
önemli olma noteworthiness n.
düşük dereceli olma durumu lowliness n.
sönük olma effeteness n.
gayretli olma operoseness n.
cam kalitesinde olma glassiness n.
delicesine aşık olma infatuation with n.
arkadaş canlı olma amiableness n.
halef olma hakkı succession n.
sıkıntılı olma lugubriousness n.
eski püskü olma raggedness n.
dev gibi olma enormousness n.
mutluluk dolu olma blissfulness n.
perişan olma devastation n.
yanlış yola sapmış olma misguidedness n.
modaya uygun olma modishness n.
erozif olma erosiveness n.
ateşli olma feverishness n.
yüksek ruhlu olma greatheartedness n.
iyi eğitim görmüş olma literateness n.
tek olma uniqueness n.
iyi yurttaş olma civism n.
pul pul olma flakiness n.
olası olma likelihood n.
biriyle bir tartışmaya dahil olma jousting n.
afacan olma scamping n.
israf edilme/olma tabescence n.
uygarlıktan yoksun olma brutishness n.
engel olma obstruction n.
anlık olma instantaneousness n.
birçok yere üye olma meraklısı joiner n.
en büyük çocuk olma primogeniture n.
esas olma essentialness n.
devlet olma statehood n.
tersyüz olma inversion n.
kül renginde olma ashiness n.
teslim olma commitment n.
imalı olma allusiveness n.
sarhoş olma hali inebriation n.
bağlı olma dependance n.
hakiki olma essentialness n.
mübalağalı olma extravagantness n.
eksik olma lack n.
kıpkırmızı olma durumu flushness n.
tekrar olma (olay) recurrence n.
makul olma plausibility n.
cezadan muaf olma impunity n.
aklı başında olma sanity n.
süper olma funkiness n.
içkiye karşı olma teetotalism n.
çok soğuk olma durumu frostiness n.
engel olma preclusion n.
zahmetli olma demandingness n.
aksi görüşe sahip olma turnabout n.
ruh gibi olma etherealness n.
pis kokulu olma fetidness n.
dar görüşlü ve aşırı ahlakçı olma (cinsel konularda) prudery n.
karşıt düşüncede olma dissent n.
etkin olma operativeness n.
kısım kısım olma fragmentariness n.
domuz gibi olma hoggishness n.
altından olma goldenness n.
övgüye değer olma laudability n.
düzgün görünüşlü olma presentableness n.
düzme olma artificialness n.
eşit olma equating n.
ılımlı olma durumu equableness n.
tamire gereksinimi olma disrepair n.
dalgın olma durumu absent state n.
razı olma acquiescence n.
eğlenceli olma durumu enjoyableness n.
altüst olma dislocation n.
eş olma equipollence n.
mide bulandırıcı olma nauseousness n.
mevcut olma presentness n.
sarhoş olma intoxication n.
kasıtlı olma deliberativeness n.
felç olma paralysis n.
daha ileride olma eldership n.
güzel kokulu olma odorousness n.
nemli olma moistness n.
spor yapmaya hazır olma fitness n.
protestanlığa tutuculukla bağlı olma evangelicalism n.
tesadüfi olma haphazardness n.
bölücü olma disruptiveness n.
çakırkeyif olma fuddle n.
şakacı olma larkiness n.
fakir olma impoverishment n.
engel olma encumbering n.
geçerli olma durumu validity n.
sınırsız güce sahip olma almightiness n.
steril olma sterility n.
kuvvetçe eşit olma equipollency n.
kocaman olma enormousness n.
razı olma consenting n.
ovovovipar olma ovoviviparousness n.
kolayca karışabilir olma miscibility n.
kusurlu olma faultiness n.
birbiriyle bağlantılı olma interrelatedness n.
iğrenç olma squalor n.
doğaüstü olma supernaturalism n.
uçsuz bucaksız olma immensity n.
abone olma subscription n.
başlıca olma durumu essentialness n.
ikna edici olma persuasiveness n.
hakim olma grip n.
etkilenebilir olma accessibility to n.
uyumlu olma canorousness n.