saying - Turkish English Dictionary

saying

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Meanings of "saying" in Turkish English Dictionary : 15 result(s)

English Turkish
General
saying n. atasözü
This saying suddenly became popular.
Bu atasözü aniden popüler oldu.

More Sentences
saying n. deyiş
But as the old saying goes, 'All that glitters is not gold'.
Ancak eski bir deyişin dediği gibi, 'Parlayan her şey altın değildir'.

More Sentences
saying n. söz
There is a saying that opportunity comes to pass, not to pause.
Bir söz vardır: Fırsat duraklamak için değil, geçmek için gelir.

More Sentences
saying n. özdeyiş
What's your favorite saying?
En sevdiğin özdeyiş nedir?

More Sentences
Linguistics
saying n. deyim
My mother tongue is very rich in popular proverbs and sayings.
Anadilim popüler atasözleri ve deyimler açısından çok zengindir.

More Sentences
Common Usage
saying n. deme
General
saying n. söyleyiş
saying n. laf
saying n. söyleme
saying n. özlü söz
saying n. tabir
saying n. darbımesel
saying n. diye
saying n. vecize
saying n. deme

Meanings of "saying" with other terms in English Turkish Dictionary : 200 result(s)

English Turkish
General
worth saying adj. söylenmeye değer
I have nothing else worth saying.
Söylemeye değer başka bir şeyim yok.

More Sentences
Colloquial
without saying goodbye expr. hoşça kal demeden
How could you just walk out the door without saying goodbye?
Hoşça kal demeden nasıl kapıdan çıkıp gidebildin?

More Sentences
(I'm) just saying expr. (sadece) diyorum ki
Well, I just say to them, this is about real people.
Onlara diyorum ki, bu gerçek insanlarla ilgili.

More Sentences
(It) (just) goes without saying [cliché] expr. söylemeye gerek yok
It goes without saying that our first priority post-Copenhagen is enlargement.
Kopenhag sonrası ilk önceliğimizin genişleme olduğunu söylemeye gerek yok.

More Sentences
you were saying? expr. ne diyordun?
I understand what you are saying; we have taken note of this.
Ne demek istediğinizi anlıyorum; bunu not aldık.

More Sentences
Speaking
by saying this expr. bunu söyleyerek
Mr Swoboda, I think you have made a big mistake by saying this.
Sayın Swoboda, bence bunu söyleyerek büyük bir hata yaptınız.

More Sentences
General
witty saying n. nükteli söz
saying grace n. yemek masasında edilen dua
saying of the day n. günün sözü
saying grace n. yemek masasında dua etme
favorite saying n. favori deyiş
wise saying n. özlü söz
different way of saying n. başka bir şekilde söyleniş
a popular saying n. halk deyişi
go without saying v. söylemeye lüzum olmamak
keep on saying v. dilinden düşürmemek
keep on and on (saying the same thing) v. diline dolamak
be unable finish what one was saying v. laf ağzında kalmak
keep on saying (the same thing) v. dile dolamak
keep on saying (the same thing) v. diline dolanmak
not know what one is saying v. ne dediğini bilmemek
agree with one is saying v. dediklerine katılmak
have trouble saying no v. (kolay kolay) hayır diyememek
well worth saying adj. söylemeye ziyadesiyle değer
yea–saying adj. olumlu bakan
yea–saying adj. kabul eden
yea–saying adj. evet diyen
in other saying adv. başka bir deyişle
in other saying adv. başka bir ifadeyle
in other saying adv. diğer bir ifadeyle
Phrases
clearly saying expr. açık olmak gerekirse
I'm not saying now expr. ben şimdi demiyorum ki
well as I was saying expr. diyordum ki
well, as i was saying expr. diyordum ki
what I am saying is that expr. demem o ki
as the saying goes expr. dedikleri gibi
as the old saying goes expr. eskilerin dediği gibi
it goes without saying expr. gayet açık ki
as the saying goes expr. meşhur tabiriyle
if you don't mind me saying expr. söylememde bir sakınca yoksa
if you don't mind me saying expr. sormamda bir sakınca yoksa
if the saying is true expr. söylenen gerçekse/doğru ise
it goes without saying expr. şunu söylemeye gerek bile yok
if you don't mind me saying expr. sormamda sakınca yoksa
it goes without saying expr. tabii ki
it goes without saying expr. söylemeden geçemem
it goes without saying expr. söylemeye gerek yok
it's hardly saying much expr. bu pek bir şey ifade etmiyor
it's hardly saying much expr. bu oldukça önemsiz
it's hardly saying much expr. bu hiç de etkileyici değil
it's hardly saying much expr. bu pek bir anlam ifade etmiyor
that's hardly saying much expr. bu pek bir şey ifade etmiyor
that's hardly saying much expr. bu oldukça önemsiz
that's hardly saying much expr. bu hiç de etkileyici değil
that's hardly saying much expr. bu pek bir anlam ifade etmiyor
Proverb
saying is one thing, doing is another söylemesi kolay, yapması zor
saying is one thing, doing is another söylemesi kolay, önemli olan yapmak/yapabilmek
saying is one thing, doing is another demesi kolay
saying is one thing, doing is another söylemekle yapmak/yerine getirmek ayrı şeyler
saying is one thing, doing is another söylemek/söz vermek kolay da önemli olan yapmak/yerine getirmek
saying is one thing, doing is another söylemek/söz vermek kolay, önemli olan icraata geçirebilmek
Colloquial
in another saying expr. başka deyişle
in another saying expr. bir başka ifadeyle
in another saying expr. bir başka deyişle
without saying goodbye expr. elveda demeden
without saying goodbye expr. güle güle demeden
listen to what you're saying expr. ne söylediğinin fakında mısın
like you are saying expr. sizin söylediğiniz gibi
so what you're saying is expr. yani diyorsunuz ki
it's not saying much expr. bunun bir önemi/değeri yok
it's not saying much expr. pek etkileyici değil
that's not saying much expr. bunun bir önemi/değeri yok
that's not saying much expr. pek etkileyici değil
that's not saying much expr. bunun bir önemi/değeri yok
that's not saying much expr. pek etkileyici değil
if you don't mind my saying (so) expr. söylememde bir sakınca yoksa
if you don't mind my saying (so) expr. yanlış anlamazsan/anlamazsanız
if you don't mind my saying (so) expr. deyim yerindeyse
(there's) no saying expr. kim bilir
(there's) no saying expr. bilmek imkansız
(there's) no saying expr. tahmin etmek mümkün değil
(there's) no saying expr. kimse bilemez
(there's) no saying expr. bilemeyiz
(It) (just) goes without saying [cliché] expr. gayet açık ki
(It) (just) goes without saying [cliché] expr. (şunu) söylemeye gerek bile yok
(It) (just) goes without saying [cliché] expr. tabii ki
I hear what you are saying expr. ne demek istediğini anlıyorum
I hear what you are saying expr. seni anlıyorum (ama…)
if you don't mind me saying (so) expr. söylememde bir sakınca yoksa
if you don't mind me saying (so) expr. yanlış anlamazsan/anlamazsanız
if you don't mind me saying (so) expr. deyim yerindeyse
ijs (I'm just saying) expr. sadece diyorum ki
ijs (I'm just saying) expr. sadece şunu diyorum
know what I'm saying expr. dediğimi anlıyor musun?
know what I'm saying expr. beni anlıyor musun?
that's saying something expr. bunun bir anlamı var
that's saying something expr. bunun altında yatan bir durum/neden var
that's saying something expr. bu bir şeyin göstergesi
you were saying? expr. nerede kalmıştın?
you were saying? expr. bir dediğin bir dediğini tutmuyor
you were saying? expr. az önce öyle demiyordun/başka bir şey söylüyordun
you were saying? expr. bir karar ver
Idioms
there's no saying expr. bilinemez
goes without saying expr. besbelli
(I'm) just saying expr. gücenme ama
(I'm) just saying expr. sadece şunu diyorum
that goes without saying expr. söylemeye gerek yok
it goes without saying expr. söylemeye gerek yok ki
that goes without saying expr. söylemeye gerek yok ki
it goes without saying expr. söylemeye gerek yok
Speaking
do you hear what you are saying? expr. ağzından çıkanı kulağın duyuyor mu senin?
can you hear what you're saying? expr. ağzından çıkanı kulağın duyuyor mu senin?
you did a good thing saying this expr. bunu söyleyerek iyi bir şey yaptın
do you believe what you are saying? expr. bu söylediğine inanıyor musun?
that's what I'm saying expr. ben de onu diyorum
do you know what i'm saying? expr. beni/dediğimi anlıyor musun?
that's all I'm saying expr. bütün diyeceğim bu
we have a saying expr. bizde bir laf vardır
without saying a word expr. bir söz söylemeden
you keep saying that expr. bunu söyleyip duruyorsun
that's what I'm saying expr. ben de onu söylüyorum
are you saying i'm stupid? expr. benim salak olduğumu mu söylüyorsun?
are you saying this to me now? expr. bunu bana şimdi mi söylüyorsun?
I understand that I'm just saying expr. bunu anlıyorum benim söylemeye çalıştığım
that's exactly what i'm saying expr. ben de öyle diyorum zaten
there is no saying expr. bilinmez
we have a saying expr. bizde bir söz vardır
I'm tired of saying this expr. bunu söylemekten yoruldum
you know what I'm saying? expr. beni/dediğimi anlıyor musun?
think twice before saying anything expr. bir şey söylemeden önce iki kez düşün
you did a good thing saying this expr. bunu söylemekle iyi bir şey yaptın
what I am saying is that expr. dediğim şu
think about what you're saying expr. dediğin şeyi bir düşün
I'm just saying that expr. demek istediğim
do you know what I'm saying? expr. dediğimi anlıyor musun?
as I was saying expr. diyordum ki…
I agree with what you're saying expr. dediklerine katılıyorum
you don't understand what I'm saying expr. dediğimi anlamıyorsun
I can't understand what you're saying expr. dediğini anlayamıyorum
I can not understand what you are saying expr. dediğini anlayamıyorum
you know what i'm saying? expr. dediğimi anlıyor musun?
I don't understand what you're saying expr. dediklerini anlamıyorum
if the saying is true expr. deyim yerindeyse
I'm saying that expr. demem o ki
I hear what you're saying expr. dediğini duyuyorum/anlıyorum
they're not saying anything expr. hiçbir şey söylemiyorlar
am I wrong in ....(thinking / saying etc)? expr. haksız mıyım yani?
what's that saying? expr. hani bir laf vardı?
it goes without saying that expr. iş aşikar
do you know what people are saying? expr. insanlar ne diyor biliyor musunuz?
back to what i was saying expr. ne diyordum
I'm not saying you are expr. öyle olduğunu söylemiyorum
what were you saying? expr. ne diyordun?
you don't understand what I'm saying expr. ne dediğimi anlamıyorsun
what are you saying? expr. neler söylüyorsun?
what are you saying? expr. neler diyorsun?
back to what i was saying expr. lafıma döneyim
there is no saying what will happen expr. ne olacağını kimse bilmez
stop saying that expr. kes şunu söylemeyi
anyway back to what I was saying expr. neyse ne diyordum
I'm not saying that expr. öyle demek istemiyorum
saying goodbye to her sucked expr. onunla vedalaşmak çok koydu
as the saying goes expr. ne demişler
what was I saying? expr. ne diyordum?
what are you saying? expr. ne diyorsunuz?
you keep on saying that expr. sürekli bunu söyleyip duruyorsun
it goes without saying expr. şunu söylemeden edemiyeceğim
what you're saying doesn't make any sense expr. söylediğin bana bir şey ifade etmiyor
I hate that you keep saying expr. sürekli bunu söylemenden nefret ediyorum
I'm just saying that expr. şunu diyorum
what you're saying doesn't make any sense expr. söylediğin mantıklı değil
if the saying is true expr. söylenen gerçekse/doğru ise
I don't understand what you're saying expr. söylediklerini anlamıyorum
what you're saying doesn't make any sense expr. söylediklerinin hiçbir anlamı yok
would you stop saying that? expr. şunu söyleyip durma
like I was saying expr. söylediğim gibi
I can't help saying expr. söylemeden geçemeyeceğim
it goes without saying. expr. söylemeye gerek yok
as I was saying expr. söylediğim gibi
what I am saying is true expr. söylediğim doğrudur
it goes without saying that expr. söz götürmez
it goes without saying expr. şunu söylemekte fayda var
it goes without saying expr. söylemeye gerek yok
I don't understand what you're saying expr. senin söylediklerini anlamıyorum
it goes without saying that expr. söylemeye lüzum yok
what I'm saying is expr. söylemek istediğim
what exactly are you saying? expr. tam olarak ne diyorsun?
what exactly are you saying? expr. tam olarak ne diyorsunuz?
I'm not saying that i would expr. yaparım demiyorum
you're saying you didn't do it expr. yapmadığını söylüyorsun
Linguistics
concise saying n. az ve öz söz
Religious
saying allahuekber expr. tekbir
Ottoman Turkish
a proper saying n. lisan-ı münasip
Slang
what the fuck are you saying? expr. ne diyorsun sen be?
nome sane? ((do you) know what I'm saying?) expr. beni/dediğimi anlıyor musun?
nome sane? ((do you) know what I'm saying?) expr. dediğimi anlıyor musun?
nome sayin'? ((do you) know what I'm saying?) expr. beni/dediğimi anlıyor musun?
nome sayin'? ((do you) know what I'm saying?) expr. dediğimi anlıyor musun?
Modern Slang
all I am saying is expr. sadece şunu diyorum
all I am saying is expr. tek diyeceğim