otherwise - Turkish English Dictionary

otherwise

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Meanings of "otherwise" in Turkish English Dictionary : 29 result(s)

English Turkish
Common Usage
otherwise adv. aksi halde
The path to the compromise, which I otherwise support, was not an easy one.
Aksi halde desteklediğim uzlaşmaya giden yol kolay bir yol değildi.

More Sentences
otherwise adv. aksi takdirde
You'll have to leave before sunset; otherwise, you'll have to stay the night.
Gün batımından önce gitmelisin; aksi takdirde geceyi burada geçirmek zorunda kalırsın.

More Sentences
General
otherwise adv. aksi takdirde
Otherwise, we believe the report to be sound.
Aksi takdirde, raporun sağlam olduğuna inanıyoruz.

More Sentences
otherwise adv. ayrıca
Otherwise, I am very pleased that it is happy with everything to do with OLAF.
Ayrıca Avrupa Dolandırıcılıkla Mücadele Bürosu ile ilgili her şeyden memnun olduğu için oldukça mutluluk duyuyorum.

More Sentences
otherwise adv. sonra
Don't waste your youth, otherwise you'll regret it later.
Gençliğinizi boşa harcamayın, yoksa sonra pişman olursunuz.

More Sentences
otherwise adv. bunun dışında
Otherwise, there is no change for provisions on cadmium or mercury.
Bunun dışında kadmiyum veya cıva ile ilgili hükümlerde herhangi bir değişiklik yoktur.

More Sentences
otherwise adv. aksi durumda
There was traffic on my way here. Otherwise, I would have been here on time.
Buraya gelirken trafik vardı. Aksi durumda ben vaktinde burada olurdum.

More Sentences
otherwise adv. onun dışında
We had one cloudy day this week, but otherwise, it was sunny.
Bu hafta bulutlu bir gün geçirdik ama onun dışında hava güneşliydi.

More Sentences
otherwise adv. başka şekilde
Hyperlinks are usually underlined or otherwise made noticeable.
Köprü bağlantılarının genellikle altı çizilir veya başka bir şekilde belirgin hale getirilir.

More Sentences
otherwise adv. aksi durumda
Otherwise you won't get there before dark.
Aksi durumda hava kararmadan önce oraya varamazsınız.

More Sentences
otherwise conj. yoksa
It is otherwise correct.
Yoksa doğru.

More Sentences
Trade/Economic
otherwise conj. yoksa
He told the truth, otherwise he would have been punished.
Doğruyu söyledi, yoksa cezalandırılırdı.

More Sentences
General
otherwise n. aksi durum
otherwise adj. farklı
otherwise adj. başka
otherwise adj. başka türlü
otherwise adv. olmazsa
otherwise adv. diğer taraftan
otherwise adv. başkaca
otherwise adv. eğer olmazsa
otherwise adv. farklı bir şekilde
otherwise adv. başka bakımlardan
otherwise adv. başka türlü
otherwise adv. öbür türlü
otherwise conj. aksi durumda
Phrases
otherwise expr. öbür türlü
otherwise expr. namıdiğer
Trade/Economic
otherwise conj. başka türlü
Aeronautic
otherwise conj. aksi takdirde yoksa

Meanings of "otherwise" with other terms in English Turkish Dictionary : 74 result(s)

English Turkish
General
do otherwise v. aksini yapmak
It would be foolish to do otherwise.
Aksini yapmak aptallık olur.

More Sentences
not otherwise specified adv. aksi tanımlanmadıkça
unless otherwise specified adv. aksi sabit olmadıkça
not otherwise provided adv. başka bir şekilde temin edilmemektedir
unless otherwise specified adv. aksi belirtilmedikçe
unless proved otherwise adv. aksi ispat edilmedikçe
unless otherwise agreed adv. aksi kararlaştırılmadıkça
unless otherwise consented upon adv. aksi kararlaştırılmadıkça
unless proven otherwise adv. aksi ispat edilmedikçe
unless otherwise agreed adv. aksine hüküm olmadıkça
unless otherwise implied adv. aksine hüküm olmadıkça
unless otherwise provided adv. aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde
unless the context otherwise requires adv. içerik aksini gerektirmedikçe
unless indicated otherwise adv. aksi belirtilmedikçe
unless otherwise proven adv. aksi ispat edilmedikçe
unless proved otherwise adv. aksi ispatlanmadıkça
unless proven otherwise adv. aksi ispatlanmadıkça
unless otherwise proven adv. aksi ispatlanmadıkça
unless otherwise amended adv. aksi tashih edilmedikçe
unless otherwise amended adv. aksi tadil edilmedikçe
unless otherwise specified adv. aksi bildirilmedikçe
Phrases
when not otherwise specified n. aksi belirtilmedikçe
unless otherwise demonstrated adj. aksi ispatlanmadıkça
if not defined otherwise expr. aksi belirtilmedikçe
unless otherwise stated expr. aksi belirtilmedikçe
unless otherwise indicated expr. aksi belirtilmedikçe
unless expressly provided otherwise expr. aksi belirtilmedikçe
otherwise is unimaginable expr. aksi düşünülemez
unless otherwise demonstrated expr. aksi ispat edilmedikçe
unless specifically stated otherwise expr. aksi özellikle belirtilmedikçe
unless otherwise stated expr. aksi söylenmediği takdirde
where expressly provided otherwise expr. aksi yönde açıkça hüküm bulunduğu halde
where expressly provided otherwise expr. aksine açıkça hüküm bulunduğu takdirde
unless otherwise concluded expr. aksine hüküm olmadıkça
not otherwise specified expr. başka türlü adlandırılamayan (bta)
Colloquial
know otherwise v. işin aslının öteki türlü olduğunu bilmek
know otherwise v. öyle olmadığını bilmek/anlamak
know otherwise v. söylenenin aksinin doğru olduğunu bilmek
otherwise normal adj. bir/birkaç şey hariç normal
or otherwise expr. ya da başka bir şey
or otherwise expr. ya da her neyse
or otherwise expr. ya da tam tersi
or otherwise expr. ya da başka türlü
or otherwise expr. ya da değil
unodir (unless otherwise directed) expr. aksi belirtilmedikçe
unodir (unless otherwise directed) expr. aksi istenmedikçe/söylenmedikçe
Speaking
you must hurry otherwise you will be late expr. acele etmelisin aksi halde gecikeceksin
I never would have found you otherwise expr. başka türlü seni asla bulamazdım
how are you otherwise? expr. daha daha nasılsın?
how are you otherwise? expr. daha daha nasılsınız?
otherwise it overwhelms you expr. yoksa altında ezilirsin (bir duygunun)
it is forbidden to sell or serve alcoholic beverages to persons under 18; those acting otherwise shall be subject to legal actions expr. 18 yaşını doldurmayanlara alkollü içkilerin satışı veya sunumu yapılamaz; yapanlar hakkında yasal işlem uygulanır
Chat Usage
oka (otherwise known as) abrev. diğer bir deyişle
Trade/Economic
issue otherwise than for cash n. ayni olarak konulan sermaye
not otherwise stated expr. aksi ifade edilmemiş ise
not otherwise specified expr. aksi ifade edilmemiş ise
Law
cancel, amend, alter or otherwise modified the contracts signed by our company n. şirketimizce imzalanmış her türlü akitleri feshetmeye tadil ve tashih etmeye
until proven otherwise expr. aksi ispat edilene kadar
Politics
save as otherwise provided n. aksi öngörülmedikçe
unless otherwise stipulated expr. aksi belirtilmedikçe
except as otherwise provided expr. aksi öngörülmediği takdirde
save as otherwise provided expr. aksine rapor olmadıkça
Computer
otherwise insert this text n. aksi halde eklenecek metin
otherwise, click cancel expr. aksi halde iptal'i tıklatın
Social Sciences
otherwise intelligent people n. aslında, normalde akıllı (mâkul) insanlar
Abbreviation
n.o.s. (not otherwise specified) n. bta (başka türlü adlandırılamayan)
n.o.s. (not otherwise specified) n. başka şekilde belirtilmemiş hastalık
n.o.s. (not otherwise specified) n. herhangi bir şekilde detaylı olarak tanımlanmamış hastalık
nos (not otherwise specified) adv. başka türlü adlandırılamayan
not otherwise enumerated (noe) expr. başka şekilde numaralandırılmamış
Modern Slang
an otherwise blameless life expr. bunun dışında masum
an otherwise blameless life expr. tek suçu bu
an otherwise blameless life expr. bunun dışında alnı açık
an otherwise blameless life expr. bunun dışında geçmişi temiz