eruption - Türkisch Englisch Wörterbuch

eruption

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Bedeutungen von dem Begriff "eruption" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 25 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
eruption n. patlama
To me, this eruption symbolises our strange relationship with the planet today.
Bana göre bu patlama, bugün gezegenle olan garip ilişkimizi simgeliyor.

More Sentences
eruption n. püskürme (yanardağ)
At least 31 people have been killed by the eruption.
Püskürme sonucu en az 31 kişi öldü.

More Sentences
Geology
eruption n. patlama
To me, this eruption symbolises our strange relationship with the planet today.
Bana göre bu patlama, bugün gezegenle olan tuhaf ilişkimizi simgeliyor.

More Sentences
General
eruption n. erupsiyon
eruption n. indifa
eruption n. feveran
eruption n. kızamık vb dökme
eruption n. diş çıkması
eruption n. fışkırma
eruption n. patlak verme
eruption n. kabarık
eruption n. püskürme
eruption n. döküntü
eruption n. isilik
eruption n. püskürtme
eruption n. fışkırtma
eruption n. kabarcık
eruption n. fırlayan şey
eruption n. fırlatılan şey
Medical
eruption n. diş çıkması
eruption n. döküntü
eruption n. erüpsiyon
eruption n. isilik
Geology
eruption n. püskürme
eruption n. volkanik püskürme

Bedeutungen, die der Begriff "eruption" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 45 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
volcanic eruption n. volkanik patlama
I am surprised that volcanic eruptions have not been abolished.
Volkanik patlamaların ortadan kaldırılmamış olmasına şaşırdım.

More Sentences
Medical
skin eruption n. döküntü
I have a skin eruption.
Derimde bir döküntü var.

More Sentences
Pathology
skin eruption n. deri döküntüsü
I have a skin eruption.
Deri döküntüm var.

More Sentences
Geology
volcanic eruption n. volkanik patlama
I am surprised that volcanic eruptions have not been abolished.
Volkanik patlamaların kaldırılmamış olmasına şaşırdım.

More Sentences
General
volcanic eruption n. yanardağ patlaması
energy of volcanic eruption n. volkanik püskürme enerjisi
skin eruption n. geceyanığı
Medical
skin eruption n. cilt tahrişi
skin eruption n. deride döküntü
morphologic characteristics of the eruption n. döküntünün morfolojik özellikleri
kaposi eruption n. kaposi erüpsiyonu
chronic inflammatory eruption n. kronik inflamatuar erüpsiyon
cutaneous eruption n. kutan erupsiyon
mycosis fungoides resembling pigmented purpuric eruption n. pigmente purpurik erüpsiyon benzeri mikozis fungoides
Dentistry
tooth eruption n. diş sürmesi
forced eruption n. diş sürdürme
Pathology
rash and skin eruption n. kızarıklık ve deri döküntüsü
local skin eruption n. lokalize deri döküntüsü
polymorphous light eruption n. polimorföz ışık eripsiyonu
general skin eruption n. yaygın deri döküntüsü
kaposi's varicelliform eruption n. kaposi'nin variselliform erüpsiyonu
kaposi's varicelliform eruption n. atopik dermatit ile beraber gelişen vaksiniya komplikasyonu
Environment
extremely large volcanic eruption n. aşırı volkan püskürmesi
areal eruption n. alansal püskürme
fissure eruption n. çatlak püskürmesi
subaqueous eruption n. deniz dibi volkan püskürmesi
flank eruption n. kanat püskürmesi
central eruption n. merkezi püskürme
explosive eruption n. patlamalı püskürme
summit eruption n. püskürme doruğu
strombolian eruption n. stromboli püskürmesi
volcanic eruption n. volkan püskürmesi
scale of volcanic eruption n. volkan püskürme skalası
forerunning phenomena of a volcanic eruption n. volkan püskürmesi öncül fenomeni
lateral eruption n. yanal püskürme
Geography
volcanic eruption n. yanardağ püskürmesi
Geology
fissure eruption n. fisür püskürmesi
eruption center n. püskürme merkezi
fissure eruption n. yarık püskürmesi
volcanic eruption n. yanardağ patlaması
volcanic eruption n. volkan patlaması
volcanic eruption n. volkanik püskürme
fissure eruption n. volkanik fisür püskürmesi
plinian eruption n. gaz ve külün silsile halinde birkaç mil havaya yükseldiği volkanik patlama
supervolcano eruption n. süpervolkan patlaması