birth - Türkisch Englisch Wörterbuch

birth

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Bedeutungen von dem Begriff "birth" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 27 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
birth n. doğum
In short, a lot of good fairies are present at its birth.
Kısacası doğumunda çok sayıda iyi peri var.

More Sentences
General
birth n. doğum
Firstly, the difficult birth of the Constitution.
İlk olarak, Anayasa'nın zor doğumu.

More Sentences
birth n. doğuş
Today is the anniversary of the birth of that regime.
Bugün bu rejimin doğuşunun yıldönümü.

More Sentences
birth n. doğma
And I think the birth of that child had a permanent effect on their relationship.
Ve sanırım çocuğun doğması ilişkilerinde kalıcı bir tesir yarattı.

More Sentences
Medical
birth n. doğum
On a sociological basis, moreover, there is discrimination according to birth.
Sosyolojik temelde ise doğuma göre bir ayrımcılık söz konusudur.

More Sentences
General
birth n. kaynak
birth n. doğurma
birth n. köken
birth n. başlangıç
birth n. neşet
birth n. tevellüt
birth n. veladet
birth n. yavrulama
birth n. nesil
birth n. soy
birth n. nesep
birth n. dünyaya getirme
birth n. sop
birth n. biyolojik doğum
birth v. bebek doğurmak
birth v. doğurmasına yardım etmek
birth v. ebelik yapmak
birth adj. soylu
birth adj. asil
Archaic
birth n. çocuk
birth n. bebek
birth n. yavru

Bedeutungen, die der Begriff "birth" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 313 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
birth certificate n. doğum belgesi
Tom photocopied his birth certificate.
Tom doğum belgesinin fotokopisini çekti.

More Sentences
give birth v. doğurmak
She gave birth on Monday to her first child.
Pazartesi günü ilk çocuğunu doğurdu.

More Sentences
General
birth control pill n. doğum kontrol hapı
Did you know that men who regularly take the birth control pill don't get pregnant?
Düzenli olarak doğum kontrol hapı kullanan erkeklerin hamile kalmadığını biliyor muydunuz?

More Sentences
birth certificate n. doğum belgesi
Tom photocopied his birth certificate.
Tom onun doğum belgesinin fotokopisini çekti.

More Sentences
live birth n. canlı doğum
Infant mortality stood at 42 deaths per 1000 live births.
Çocuk ölüm oranı, her 1000 canlı doğumda 42 idi.

More Sentences
birth certificate n. nüfus cüzdanı
Tom couldn't find his birth certificate.
Tom nüfus cüzdanını bulamadı.

More Sentences
birth rate n. doğum oranı
That phenomenon is the result of low birth rates and increased life expectancy, especially amongst women.
Bu olgu, özellikle kadınlar arasında düşük doğum oranları ve artan yaşam beklentisinin bir sonucudur.

More Sentences
birth control n. doğum kontrolü
Most EU countries apply sound legal provisions where birth control and abortion are concerned.
Çoğu AB ülkesi doğum kontrolü ve kürtaj konularında sağlam yasal hükümler uygulamaktadır.

More Sentences
birth control methods n. doğum kontrol yöntemleri
It clearly states that abortion should not be used as a birth control method.
Kürtajın bir doğum kontrol yöntemi olarak kullanılmaması gerektiğini açıkça belirtmektedir.

More Sentences
birth defect n. doğum kusuru
Drinking alcohol during pregnancy can cause birth defects.
Hamilelik sırasında alkol içmek doğum kusurlarına neden olabilir.

More Sentences
date of birth n. doğum tarihi
The peoples and cultures of Europe on the contrary have no known date of birth.
Buna karşın Avrupa halkları ve kültürlerinin bilinen bir doğum tarihi yoktur.

More Sentences
birth chart n. doğum haritası
Where is Jupiter in your birth chart?
Doğum haritanda Jüpiter nerede?

More Sentences
giving birth n. doğum yapma
The process of giving birth is very painful.
Doğum yapma süreci çok acı vericidir.

More Sentences
birth date n. doğum tarihi
May I have your birth date?
Doğum tarihinizi öğrenebilir miyim?

More Sentences
give birth to v. dünyaya getirmek
His wife gave birth to twin boys.
Karısı ikiz erkekler dünyaya getirdi.

More Sentences
give birth v. doğum yapmak
If we’re truly a nation of family values, we wouldn’t put up with the fact that many women can’t even get a paid day off to give birth.
Eğer gerçekten aile değerlerine sahip bir ulus olsaydık, pek çok kadının doğum yapmak için ücretli bir gün bile izin alamamasına göz yummazdık.

More Sentences
give birth to v. doğurmak (çocuk/yavru)
Secondly, this treaty is now to give birth to a research fund.
Birincisi, bu anlaşma artık bir araştırma fonu doğuracaktır.

More Sentences
give birth to v. çocuk dünyaya getirmek
Last week she gave birth to a beautiful baby girl.
Geçen hafta güzel bir kız çocuğu dünyaya getirdi.

More Sentences
give birth to v. yaratmak
Secondly, this treaty is now to give birth to a research fund.
İkincisi bu anlaşma şimdi bir araştırma fonu yaratacak.

More Sentences
blind from birth adj. doğuştan kör
Tom has been blind from birth.
Tom doğuştan kördü.

More Sentences
by birth adv. doğuştan
Mr Ozan Ceyhun, Turkish by birth, is a Member of the German Parliament.
Doğuştan Türk olan Sayın Ozan Ceyhun Alman Parlamentosunun bir üyesidir.

More Sentences
from birth adv. doğuştan
She has been blind from birth.
O, doğuştan görme özürlüdür.

More Sentences
Trade/Economic
birth control n. doğum kontrolü
I wish to make it absolutely clear that abortion must not be elevated to the preferred means of birth control.
Kürtajın tercih edilen doğum kontrol aracı haline getirilmemesi gerektiğini kesinlikle belirtmek isterim.

More Sentences
birth rate n. doğum oranı
At the same time, the birth rate is falling dramatically.
Aynı zamanda doğum oranı da dramatik bir şekilde düşmektedir.

More Sentences
Law
birth certificate n. doğum belgesi
May I see your birth certificate?
Doğum belgenizi görebilir miyim?

More Sentences
Medical
live birth n. canlı doğum
The number of live births in the EU reached 3.99 million in 2002, which is 0.3% fewer than in 2001.
AB'de canlı doğum sayısı 2002 yılında 3.99 milyona ulaşmıştır; bu sayı 2001 yılına göre %0.3 daha azdır.

More Sentences
birth control pill n. doğum kontrol hapı
Did you know that men who regularly take birth control pills don't get pregnant?
Düzenli olarak doğum kontrol hapı kullanan erkeklerin hamile kalmadıklarını biliyor muydun?

More Sentences
Social Sciences
birth rate n. doğum oranı
The birth rate has been decreasing recently.
Doğum oranı son zamanlarda düşüyor.

More Sentences
General
birth day n. doğum günü
year of birth n. doğduğu yıl
holy night on which the birth of prophet mohammad is marked n. mevlid kandili
birth registration office n. nüfus müdürlüğü
dead birth n. ölü doğum
birth certificate n. nüfus kağıdı
birth rate n. fertilite
registers of birth n. doğum kütüğü
birth time n. doğum zamanı
birth assurance n. doğum sigortası
name given at birth n. göbek adı
birth canal n. doğum kanalı
birth rate n. doğma oranı
birth defect n. doğuştan olan özür
year of birth n. doğum yılı
high birth n. asillik
preterm birth n. erken doğum
birth certificate n. nüfus kayıt örneği
the birth of christ n. milat
birth and death process n. doğma ölme süreci
virgin birth n. bakireden doğma
registers of birth n. doğum kayıtları
crude birth rate n. kaba doğum hızı
birth process n. salt doğma süreci
premature birth n. erken doğum
birth customs n. doğum adetleri
dob (date of birth) n. doğum tarihi
birth process n. doğum süreci
birth rate n. doğum hızı
birth place n. doğum yeri
copy of the birth certificate n. nüfus cüzdanı sureti
name at birth n. doğum adı
name at birth n. doğum ismi
holy birth week n. kutlu doğum haftası
birth anniversary n. doğum yıl dönümü
birth anniversary n. doğum yıl dönümü
birth of islam n. islamiyetin doğuşu
the moment of birth n. doğum anı
notice of birth n. doğum bildirimi
birth certificate copy n. doğum sicil örneği
birth and death process n. doğma-ölme süreci
birth-and-death process n. doğum-ölüm süreci
copy of birth certificate n. doğum sicil örneği
life expectancy at birth n. umulan yaşam süresi (doğum anında)
place of birth n. doğum yeri
birth map n. doğum haritası
birth mark n. doğum lekesi
birth order n. doğum sırası
copy of birth certificate n. nüfus cüzdanı örneği
report of birth n. doğum raporu
place and year of birth n. doğum yeri ve yılı
place and date of birth n. doğum yeri ve tarihi
the birth of a child n. bebeğin dünyaya gelmesi
the birth of a child n. bebeğin doğumu
place of birth n. doğduğu yer
the birth of modern science n. modern bilimin doğuşu
birth mother n. öz anne
province of birth n. doğduğu bölge
city of birth n. doğduğu şehir
country of birth n. doğduğu ülke
birth father n. öz baba
child through birth n. öz evlat
child through birth n. öz çocuk
birth name n. doğum adı
name at birth n. doğum adı
birth scene n. doğum sahnesi
calendar method of birth control n. doğum kontrol takvim yöntemi
active birth n. aktif doğum
active birth n. annenin aktif olmaya teşvik edildiği doğum
birth tourism n. doğum turizmi
birth tourism n. doğum amacıyla başka bir ülkeye seyahat
birth [obsolete] n. cenin
birth family n. öz ebeveyn ve kardeşlerden oluşan aile
birth family n. öz aile
birth name n. kızlık soyadı
birth number n. doğum sayısı
birth pangs n. doğum sancısı
birth pangs n. doğum sırasında yaşanan rahim kasılmaları
birth-control campaigner n. doğum kontrol savunucusu
birth-control pill n. doğum kontrol hapı
birth-control reformer n. doğum kontrol savunucusu
birth photographer n. doğum fotoğrafçısı
giving birth n. doğurma
birth parent n. biyolojik ebeveyn
birth prevention n. doğum kontrolü
birth name n. bekarlık soyadı
certificate of birth n. doğum raporu
give birth to v. doğurmak
give birth to v. doğum yapmak
give birth to a child v. çocuk doğurmak
give birth to a litter v. yavrulamak
give birth v. doğurmak (bebek vb)
give birth to v. doğurmak (bebek vb)
give birth v. kurtulmak
give birth to v. meydana getirmek
be old enough to give birth to v. doğum yapabilecek yaşta olmak
give birth to a baby v. bebek dünyaya getirmek
give birth to her second child v. ikinci çocuğunu doğurmak
give birth to her second child v. ikinci çocuğunu dünyaya getirmek
give birth to a child v. bebek doğurmak
give birth to a baby v. bebek doğurmak
miss the birth v. doğumu kaçırmak
give birth to twins v. ikiz doğurmak
be on the birth control pills v. doğum kontrol hapı kullanmak
birth [dialect] v. hamile olmak
give birth v. (fikir, plan) oluşturmak
give birth v. (fikir, plan) üretmek
give birth to v. başlatmak
of gentle birth adj. soylu
of gentle birth adj. asil
of noble birth adj. asil
giving birth to adj. doğum yapan
deaf from birth adj. doğuştan sağır
from birth to death adv. beşikten mezara kadar
from birth till death adv. doğumdan ölüme kadar
before the birth of christ adv. isanın doğumundan önce
before the birth of christ adv. milattan önce
dob (date of birth) abrev. doğum tarihi
Colloquial
birth pangs n. (zorluk anlamında) sancı
birth vegan n. doğuştan vegan
since birth expr. doğuştan
Idioms
accident of birth n. doğum kazası
accident of birth n. insanın doğacağı yeri/kültürü/aileyi seçememesi
accident of birth n. doğuştan gelen şey
accident of birth n. kişinin doğuştan gelen hiçbir şeyin kendi kontrolünde olmaması
give birth to v. doğurmak
strangle something at birth v. yılanın başını küçükken ezmek
give birth (to somebody/something) v. (birini/bir şeyi) doğurmak
give birth to (someone or something) v. doğurmak
give birth to (someone or something) v. dünyaya getirmek
give birth to (someone or something) v. meydana getirmek
give birth to (someone or something) v. yaratmak
by birth and upbringing expr. doğma büyüme
the mountain gave birth to a mouse expr. dağ fare doğurdu
give birth to yol açmak
Speaking
your mother's place of birth n. annenizin doğum yeri
your mother's date of birth n. annenizin doğum tarihi
my father's birth date n. babamın doğum tarihi
what is your birth order in your family? expr. ailenin kaçıncı çocuğusun?
a father can only do so much at the birth expr. bir baba doğum sırasında ancak bu kadarını yapabilir
my place of birth expr. doğum yerim
since our birth expr. dünyaya geldiğimiz andan itibaren
a father can only do so much at the birth expr. doğum sırasında babanın elinden ancak bu kadarı gelir
what’s your date of birth? expr. doğum günün ne zaman?
what’s your date of birth? expr. doğum tarihin ne?
since our birth expr. hayata gözümüzü açtığımız andan itibaren
since our birth expr. hayata gözlerimizi açtığımız andan itibaren
my birth mother expr. öz annem
I'm planning on having a natural birth expr. normal doğum yapmayı düşünüyorum
Trade/Economic
life expectancy at birth n. doğuşta yaşama ümidi
refined birth rate n. düzeltilmiş doğum oranı
date and place of birth n. doğum tarihi ve yeri
copy of the birth certificate n. nüfus cüzdanı fotokopisi
certified copy of the birth certificate n. tasdikli nüfus cüzdanı sureti
Law
concealment of birth n. çocuğun nesebini saklama
concealment of birth n. doğumu gizleme
certificate of birth n. doğum belgesi
birth record n. doğum kaydı
certificate of birth n. doğum kağıdı
birth certificate n. doğum cüzdanı
domicile by birth n. doğumla kazanılan konut
register of birth n. doğum kütüğü
domicile of birth n. doğum dolayısıyla konut
forgery of identification cards, birth certificates, passports, licences, certificates, testimonials and declarations n. hüviyet cüzdanı, nüfus tezkeresi, pasaport, ruhsatname, ilmuhaber, şahadetname ve beyannamelerde sahtekarlık
certificate of birth n. hüviyet cüzdanı
wrongful birth n. haksız doğum (sağlık çalışanlarının yetersiz bilgilendirmesi nedeniyle engelli çocuk sahibi olan ailenin bu konuda açtığı dava)
birth certificate n. hüviyet
partial-birth abortion ban act n. kısmi doğum kürtajını yasaklayan yasa
birth certificate n. nüfus tezkeresi
birth record n. nüfus kütüğü
certificate of birth n. nüfus hüviyet cüzdanı
certificate of birth n. nüfus kağıdı
Institutes
civil registration of birth n. nüfus dairesi
civil registration of birth n. nüfus memurluğu
Insurance
birth assurance n. doğum sigortası
Computer
time of birth n. doğum saati
place of birth n. doğum yeri
Medical
alternative birth n. alternatif doğum
alternative birth n. yüksek teknoloji yerine daha doğal yöntemleri benimseyen tıbbı doğum yöntemi
posthumous birth n. babanın veya annenin ölümünü takiben gerçekleşen doğum
breech birth n. bebeğin doğum sırasında ters (ayakları önde) gelmesi
european birth date n. bir ilacın ab'de ruhsat aldığı tarih
multiple birth n. çoğul doğum
birth weight estimation n. doğum ağırlığı tahmini
birth pains n. doğum sancıları
low birth weight n. düşük doğum ağırlığı
birth registration book n. doğum kayıt defteri
birth trauma n. doğum travması
birth pang n. doğum sancısı
low-birth-weight baby n. düşük doğum ağırlıklı bebek
birth order n. doğum sırası
pains of child-birth n. doğum sancıları
birth pain n. doğum sancısı
lbw (low birth weight) n. düşük doğum ağırlığı
life expectancy at birth n. doğum anındaki tahmini ömür
child-birth pains n. doğum sancıları
remember of birth n. doğumu hatırlama
perception of birth n. doğumu algılama
child-birth pain n. doğum sancısı
prediction of birth weight n. doğum ağırlığı tahmini
babies with low-birth weight n. düşük doğum ağırlıklı bebekler
low-birth-weight babies n. düşük doğum ağırlıklı bebekler
month of birth n. doğum ayı
infants with low-birth weight n. düşük doğum ağırlıklı bebekler
low birth infant weight n. düşük bebek doğum ağırlığı
low birth weight baby n. düşük doğum ağırlıklı bebek
resuscitation of the newborn at birth n. doğumda yenidoğan bebeğin resüsitasyonu
aetiology of low birth weight n. düşük doğum ağırlıklı bebek etiyolojisi
low birth weight neonate n. düşük doğum tartılı yenidoğan
life expectancy at birth n. doğumda beklenen yaşam süresi
experience of giving birth n. doğum deneyimi
birth month n. doğum ayı
birth length n. doğum boyu
birth control method n. doğum kontrol yöntemi
birth weight n. doğum tartısı
pain of child-birth n. doğum sancısı
birth stool n. doğum taburesi
birth stool n. doğum sandalyesi
threat of premature birth n. erken doğum tehdidi
home birth n. evde doğum
home birth n. evde yapılan sağlık personeli yardımsız doğum
birth control device n. gebeliği önleyici alet/cihaz
perception on pregnancy and birth n. gebelik ve doğum algısı
actual birth weight n. gerçek doğum ağırlığı
cell birth n. hücre doğumu
mean birth weight n. ortalama doğum ağırlığı
children with premature birth history n. prematüre doğum geçmişi olan çocuklar
vaginal birth after cesarean n. sezaryen sonrası vajinal doğum
water birth n. suda doğum
breech birth n. ters doğum
ultrasonographic birth weight estimation n. ultrasonografik doğum ağırlığı tahmini
neonatal birth weight n. yenidoğan ağırlığı
birth center n. doğum merkezi
birth control n. doğum kontrol araçları
birth weight n. doğum ağırlığı
low-birth-weight infant n. düşük doğum ağırlıklı bebek
low-birth-weight infant n. kilosu 2500 gramın altında doğan bebek
rhythm method of birth control n. takvim yöntemiyle aile planlaması
birth prevention n. gebeliğin önlenmesi
cross-birth n. bebeğin çapraz durduğu anormal doğum pozisyonu
partial-birth abortion n. kısmi doğum kürtajı
vaginal birth n. normal doğum
have child-birth pain v. doğum sancısı çekmek
suffer child-birth pains v. doğum sancısı çekmek
cause the premature birth of a fetus v. düşük yapmak
Psychology
birth trauma n. doğum travması
birth season n. doğum mevsimi
Pathology
klumpke's paralysis due to birth trauma n. doğum yaralanmasına bağlı klumpke paralizisi
erb's paralysis due to birth trauma n. doğum yaralanmasına bağlı erb paralizisi
birth asphyxia n. doğum asfiksisi
phrenic nerve paralysis dt birth trauma n. doğum yaralanmasına bağlı frenik sinir paralizisi
birth trauma to facial nerve n. fasial sinirin doğum yaralanması
mild and moderate birth asphyxia n. hafif ve orta doğum asfiksisi
birth trauma to other cranial nerves n. kranial sinirlerin diğer doğum yaralanması
severe birth asphyxia n. şiddetli doğum asfiksisi
single live birth n. tek canlı doğum
birth trauma to spine and spinal cord n. vertebra ve spinal kordun doğum yaralanması
Statistics
crude birth rate n. bir sene içinde her bin kişiye isabet eden doğum sayısı
birth and death process n. doğum ve ölüm süreci
birth process n. doğum olayı
birth rate n. doğum hızı
birth death and immigration process n. doğum ölüm ve göç süreci
birth process n. doğum süreci
hierarchical birth and death process n. hiyerarşik doğum ve ölüm süreci
age dependent birth and death process n. yaşa bağlı doğum ve ölüm süreçleri
pure birth process n. yalın doğum süreci
Biology
from birth expr. anadan doğma
Zoology
virgin birth n. partenojenez
virgin birth n. kendiliğinden üreme
Social Sciences
birth rate n. doğurma oranı
crude birth rate n. ham doğum oranı
assigned at birth adj. doğumda atanmış (cinsiyet)
Religious
new birth n. yenilenme
new birth n. yeniden doğuş
new birth n. dini yaşamın başlaması
new birth n. inanç yoluyla günahlardan arınma
birth of christ n. isa'nın doğumu
birth of jesus christ n. isa'nın doğuşu
mawlid an-nabi (the birth of prophet mohammad) n. mevlid kandili
virgin birth n. isa'nın doğumunun meryem'in bekaretine zarar vermediği dogması veya öğretisi
Modern Slang
afab (assigned female at birth) n. kadın olarak doğmuş kimse
afab (assigned female at birth) n. kadın cinsiyetiyle doğmuş kimse
agab (assigned gender at birth) adj. doğumla atanmış cinsiyet
agab (assigned gender at birth) adj. atanmış cinsiyet
amab (assigned male at birth) adj. erkek olarak doğmuş