accompany - Türkisch Englisch Wörterbuch

accompany

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Bedeutungen von dem Begriff "accompany" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 22 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
accompany v. eşlik etmek
Why do we not take a step forward and accompany our statements with specific actions?
Neden bir adım ileri gitmiyor ve açıklamalarımıza belirli eylemlerle eşlik etmiyoruz?

More Sentences
General
accompany v. refakat etmek
She was told to accompany me.
Bana refakat etmesi tembihlendi.

More Sentences
accompany v. eklemek
The situation is explained in the accompanying report.
Durum ekteki raporda açıklanmıştır.

More Sentences
accompany v. beraberinde (bir şeyi) getirmek
Furthermore, we must lay down accompanying socio-economic measures in order to alleviate their possible consequences.
Dahası, bunların olası sonuçlarını hafifletmek için sosyo-ekonomik tedbirleri de beraberinde getirmeliyiz.

More Sentences
accompany v. eşlik etmek
Less growth, less employment and more misery accompany financial crises.
Daha az büyüme, daha az istihdam ve daha fazla sefalet finansal krizlere eşlik ediyor.

More Sentences
Music
accompany v. eşlik etmek
That is the purpose of this oral question and the resolution that accompanies it.
Bu sözlü soru önergesinin ve ona eşlik eden kararın amacı budur.

More Sentences
General
accompany v. ile beraber olmak
accompany v. beraber yenilmek
accompany v. yanında olmak
accompany v. beraberinde gitmek
accompany v. ardından gelmek
accompany v. birlikte olmak
accompany v. ile beraber yapmak
accompany v. aynı anda yapmak
accompany v. ile beraber yenilmek
accompany v. beraber içilmek
accompany v. ile beraber içilmek
accompany v. katılmak
accompany v. arkadaşlık etmek
accompany v. birlikte gitmek
accompany v. yoldaşlık etmek
accompany v. (bir durum diğerine) eşlik etmek

Bedeutungen, die der Begriff "accompany" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 38 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
accompany someone v. beraber gelmek
accompany someone v. birine eşlik etmek
accompany someone to his/her house v. evine kadar eşlik etmek
accompany the singer on the piano v. şarkıcıya piyanoyla eşlik etmek
accompany the singer on the guitar v. şarkıcıya gitarıyla eşlik etmek
accompany the singer on the guitar v. şarkıcıya gitarla eşlik etmek
accompany the singer on the piano v. şarkıcıya piyanosuyla eşlik etmek
accompany someone home v. birine evine kadar eşlik etmek
accompany each other v. birbirine eşlik etmek
accompany (one) v. (birine) eşlik etmek
accompany (one) v. (birinin) yanında gitmek/gelmek
accompany (one) v. (birine) katılmak
accompany (one) v. (birinin) beraberinde gitmek/gelmek
accompany (one) v. (birine) yoldaşlık etmek
accompany (one) v. (birine) bir müzik enstrümanıyla eşlik etmek
accompany (one) v. (biriyle) beraber çalmak
Phrasals
accompany someone in v. içeriye kadar eşlik etmek
accompany (one) with (some instrument) v. (birine bir müzik aletiyle/enstrümanla) eşlik etmek
accompany someone with something v. birine bir şeyle eşlik etmek
accompany someone with something v. birine bir müzik enstrümanıyla eşlik etmek
accompany with v. işe eşlik etmek
Idioms
accompany someone on a musical instrument v. birisine bir müzik aletiyle eşlik etmek
accompany someone on a journey v. seyahatte yanında olmak
accompany someone on a journey v. seyahatte eşlik etmek
accompany (one) on a journey v. beraber seyahat etmek
accompany (one) on a journey v. yanında gitmek/gelmek
accompany (one) on a journey v. seyahatte eşlik etmek
accompany (one) on a journey v. yoldaşlık etmek
accompany (one) on one's journey v. beraber seyahat etmek
accompany (one) on one's journey v. yanında gitmek/gelmek
accompany (one) on one's journey v. seyahatte eşlik etmek
accompany (one) on one's journey v. yoldaşlık etmek
accompany on a journey v. yanında seyahat etmek
accompany on a journey v. eşlik etmek
accompany on a journey v. yoldaşlık etmek
accompany on a musical instrument v. bir müzik aletiyle eşlik etmek
accompany on a musical instrument v. bir enstrümanla eşlik etmek
Food Engineering
determining the symbol that may accompany materials and articles intended to come into contact with foodstuffs n. gıda maddeleri ile temas eden madde ve malzemelerde bulunacak sembolün belirlenmesi